Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz isteği; kamu zararının giderilmesi koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle erteleme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun (5607 sayılı Kanun) 3/22. maddesinin uygulanma koşullarının somut olayda gerçekleşmediğine ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''09.09.2014,30.10.2014'' yerine ''09.09.2014' olarak gösterilmesi mahalinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 09.09.2014 tarihinde sanığın işlettiği iş yerinde vergi denetim memurları ve kolluk görevlisi eşliğinde yapılan denetim esnasında, iş yerinde gözle görünür halde farklı markalarda toplam 289 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği ve sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2.Birleşen Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/44 Esas sayılı dosya kapsamına göre; 30.10.2014 kaçak sigara satışı yapıldığı yönündeki ihbar üzerine alınan arama kararına istinaden, sanığın işlettiği iş yerinde yapılan aramada farklı markalarda toplam 270 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği ve sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
3.Sanığın tüm aşamalarda atılı suçlamaları ikrar ettiği, bozma ilâmı üzerine ise yapılan ihtarata rağmen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarı Maliye Hâzinesi'ne ödemediği belirlenmiştir.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Hükmolunan kısa süreli hapis cezası, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereği, "Denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine" ve 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereği "Denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağına" ilişkin hükümlere yer verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünün (5) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükme, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulamasından sonra gelmek üzere; “5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince hapis cezası ertelenen sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ve sekizinci fıkrası gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağının ihtarına,” ibarelerinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.