Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesi kararı ile suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına dair verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Olay tutanağına göre, 22.06.2014 tarihinde kolluk kuvvetlerince yapılan yol kontrolüne sanığın sevk ve idaresindeki 38 DG 149 plakalı araçla geldiği ve araç durdurularak Hassa Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/253 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, 3 adet 1.000 litrelik tankta ve 1.500 litrelik bidonda toplam 4.500 litre kaçak motorin ele geçirilen olayda, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında, patronu ...'ya ait araçta şoförlük yaparak yevmiye karşılığı akaryakıtı taşıdığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre " hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 22.06.2014, iddianame düzenleme tarihinin 26.06.2014 olduğu,
Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında Dairemizin 2022/13390 Esasına kayıtlı Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/368 Esas, 2021/847 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 12.06.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 23.06.2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Sanığa verilen 2 gün karşılığı adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereği günlüğü 20,00 TL'den 40,00 TL adlî para cezasına hükmedilmesi gerekirken mahkemece 20,00 TL adlî para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
3.Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51/3. maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin alt sınırının mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
4.Sanık hakkında hükmedilen erteli hapis cezası kısa süreli olmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinde yer alan hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
5.Sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada, 4.500 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, sanığın aracın patronu olan ...'ya ait olduğunu beyan ettiği, aracın kayden sahibinin ise ... olduğu anlaşılmakla, ... ve ...'un mahkemece dinlenilmelerinin ardından aracın kime ait olduğu tespit edilerek ve malen sorumlu olarak davaya katılma hakkı tanınarak iyiniyetli 3. kişi durumunda olup olmadığı tespit edilerek nakil aracının müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye ve araştırmaya dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.