Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Dairemizin 21/03/2012 tarih ve 2011/15319 esas, 2012/10973 karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 23/11/2012 tarih 2012/273267 sayılı itiraznamesi ile, “sanık ... hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hükmün sırf bu nedenle bozulması gerektiği belirtilmek suretiyle, Dairemiz onama ilamının kaldırılarak bozulması” talebiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na dosyanın gönderilmesinden sonra 05/07/2012 tarih ve 6352 sayılı yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı yasanın geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkındaki Kanuna eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yargıtay Ceza Genel kurulunca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere dairemize gönderilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde;
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 21/32/2012 tarih ve 2011/15319 esas, 2012/10973 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Mahkemenin 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinde düzenlenen ve sanıklar lehine olan hükmün açıklamasının geri bırakılmasını uygulamama gerekçesi olarak ''sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmamasına'' dayandırdığı gerekçenin CMK'nin 231/6-b maddesine uyduğu anlaşılmakla, tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; ancak,
Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık ...'nin kardeşi Necdet ile ailevi meselelerini konuşurken tartıştıkları, ilk önce mağdur Necdet'in sanık ...'nin suratına yumruk vurduğu ve kavganın bu sebeple büyüdüğü ve dosyada bulunan doktor raporu ile de doğrulandığı, sanığın ve mağdurun soruşturma aşamasındaki ifadelerinde bu şekilde
olayı anlatmaları karşısında sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.