Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.07.2008 tarih ve 2008/3-173 E. 2008/190 K. sayılı kararında açıklandığı gibi,bir suç nedeniyle verilen karar içerisinde yer alan cezalardan her biri ayrı bir hükmü oluşturmayıp, bu cezaların tamamı tek bir hükmü meydana getirmektedir. Bu nedenle de; çeşitli nedenlerle hükmün içerisinde birden fazla “cezanın” bulunduğu hallerde, temyiz sınırının belirlenmesi açısından cezaların her birinin miktarına değil, toplam ceza miktarına bakılması gerektiği, sanık hakkında netice olarak hükmolunan adli para cezalarının toplamının 2000 YTL lik temyiz sınırının üzerinde olduğu görülmekle, sanık hakkındaki hükmün temyizi kabil olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

İnternet cafe içerisinde bulunan yakınan ...' nin yanına gelerek yakınana ait cep telefonunu görüşme yapmak bahanesiyle alıp görüşme yaptıktan sonra yakınana iade etmeyerek olay yerinden ayrılan sanığın, bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan, sübut bulan eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 143/1. maddelerine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, vasıflandırmada yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.