Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarına göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2018 tarihli ve 2018/109 Esas, 2018/48 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı
Kanun) 81/1, 35/2,32/2,62,53,57/1. maddeleri uyarınca hükmolunan 8 yıl 4 ay hapis cezasının akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine çevrilmesi suretiyle infazına karar verilerek sanığın 8 yıl 4 ay yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.12.2020 tarihli ve 2018/2130 Esas, 2020/1920 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2,62,53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi gereği kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle sanığın 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sanığın akıl hastalığı bulunması nedeniyle kastının olmadığına ilişkindir.
1. Olay günü sanık, mağdur ve tanık ...'in parkta alkol aldıkları sırada sanığın mağduru sebepsiz yere göğüs bölgesinden iki bıçak darbesi ile adlî muayene raporuna göre hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı, sanığın Adlî Tıp Kurumu 1. Üst Kurulunca düzenlenen 18.08.2020 tarihli raporunda ceza sorumluluğunun tam olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, sanığın cezai ehliyeti konusunda Adlî Tıp Gözlem İhtisas Dairesi 4. İhtisas Kurulu ve Adlî Tıp 1. Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporlara göre sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu, eksik incelemenin söz konusu olmadığı, sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, yaralanmaların yerleri ve niteliği ile suçta kullanılan bıçağın elverişliliği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğundan eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık hakkında belirlenen 10 yıl hapis cezasının 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak "8 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden infaz edilmesine" karar verilmesi gerekirken "8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" dair karar verilmesi hukuka aykırı bulunmakla, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Gerekçe bölümünde (3) nolu paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.12.2020 tarihli ve 2018/2130 Esas, 2020/1920 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafında yer alan "8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine "8 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.