Esastan ret

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde; 1998 yılından beri ... markasını kullanan müvekkilinin “...” ibaresini içeren veya yalnızca bu ibarelerden oluşan birçok marka başvurusunun ve tescilinin bulunduğunu, davalının başvurusunun tüm tüketiciler tarafından ... olarak algılanacağını, başvuru konusu markanın 06,19,35,36,37,40,42 numaralı sınıfları kapsadığını, bu sınıflardaki mal ve hizmetlerin müvekkili şirketin önceki tarihli markaları kapsamındaki emtia ile benzer olduğunu, markalar ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğundan ortalama tüketicinin başvuru sahibi tarafından sunulan ürün ve hizmetlerin ticari kaynağı ile müvekkilinin sunduğu mal ve hizmetlerin ticari kaynağının aynı olduğunu düşüneceğini, davalının haksız yarar elde edeceğini, müvekkilinin “...” markası üzerinde öncelikli hakkının bulunduğunu, başvuru sahibinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2017-M-8127 sayılı kararının iptali ile markanın tescil edilmiş olması halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında belirgin şekilde farklılık olduğunu, taraf markalarının kapsadığı mal ve hizmetlerin aynı ya da benzer olmadığını, söz konusu markalarda 36. sınıf emtianın ortak olduğunu, ancak her iki marka birlikte incelendiğinde markalar arası benzerlikten söz edilemeyeceğini, müvekkilinin adına kayıtlı çok daha eski tarihli ve “...” ibareli 36. sınıfta tescilli markaların bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan ve davacı markaları ile iltibas yarattığı belirlenen 36/01,02,03 alt gruplarındaki hizmetlerin, davalının 2011 07267 sayıl ... YAPI markası kapsamında bulunduğu, bu sebeple de söz konusu hizmetler (36/01,02,03 grupları) itibariyle davalının önceki markasından kaynaklı müktesep hakkının olduğu, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan ve davacı markaları ile iltibas yarattığı belirlenen 35/02,03 alt gruplarındaki hizmetlerin ise, davalının 2011 07267 sayılı ... YAPI markası kapsamında bulunmadığı, bu sebeple de söz konusu hizmetler (35/02,03 alt grupları) itibariyle davalının önceki markasından kaynaklı müktesep hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 2017-M-8127 sayılı YİDK kararının, 35/02 grupta büro hizmetleri sekreterlik hizmetleri gazete aboneliği düzenleme hizmetleri istatistiklerin değerlenmesi büro makinalarının kiralanması hizmetleri bilgisayar veri tabanındaki bilginin sistematik hale getirilmesi telefon cevaplama hizmetleri, 35/03 grupta iş yönetimi idaresi ve bunlarla ilgili danışmanlık muhsabe mali müşavirlik hizmetleri personel işe yerleştirme işe alma personel seçimi personel temini hizmetleri ihtalat ihraçat acente hizmetleri geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma vergi yatırma trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri yönünden iptaline, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile davalı adına tescilli 2016/16719 sayılı markanın tescilli olduğu yukarıdaki grupta belirtilen hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlük talebiyle ilgili fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; kısmen kabul yönündeki kararın kaldırılması gerektiğini, mahkeme kararının aksine iptal edilen mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, dava konusu işaretler arasında bağlantı kurulması ihtimalinin olmadığını, ibarelerin farklı olduğunun kolaylıkla anlaşılacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.