Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının başvurunun esastan reddine, davacının başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 24.08.2016 tarihinde davalı ...Ş tarafından sigortalanan aracın, ... sevk ve idaresinde iken seyri esnasında, direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sebebiyle karşı şeride geçmesi ve kamyona çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazısı neticesinde yolcu ...'un hayatını kaybettiğini belirterek şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacılar anne ve babaya verilmesini talep etmiş, talebini ... için 187.000,00 artırarak toplam 187.500,00 TL, ... için 122.000,00 TL arttırarak toplam 122.500,00 TL olmak üzere bilirkişi raporu doğrultusunda ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı toplamı olarak 309.00,00 TL artırarak toplam 310.000,00 TL olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya bakmaya sigorta şirketinin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkili olduğunu, bu sebeple davanın yetkisizlikten reddi gerektiğini, davacı tarafın kusuru ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun 310.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, tazminat hesabında vefat edenin bu araçta hatır için taşınması nedeni ile tazminat hesabından asgari %25 oranında hatır ve müterafik kusur indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 75.616,52 TL tazminattan %20 hatır taşıması indirimi uygulanmak suretiyle bakiye 60.493,21 TL tazminatın, davacı ... için 49.468,61 TL tazminattan %20 hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle bakiye 39.574,88 TL tazminatın, 19.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; zarar hesabında güncel ve bilinen son gelirin dikkate alınarak hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret esas alınarak zararın belirlendiğini, bilirkişi raporunda vefat eden ...'un inşaat teknikeri olması esasına göre belirlenen gelire ve tazminat miktarı yerine asgari ücreti esas alan tazminata hükmedildiğini, alınan aktüerya raporuna karşı davalı tarafın süresi içerisinde herhangi bir itiraz ve beyanda bulunmamış olmasına karşın asgari ücretle belirlenen düşük tazminata hükmedildiğini, kazaya neden olan sürücü ...'in vefat eden ...'un erkek arkadaşı olması, beraber planladıkları geziye giderken kazanın meydana geldiğini, hatır taşımasının ancak tamamen taşınan kişi yararına olması halinde uygulanabileceğini, işbu davada davacıların ihtiyari dava arkadaşı olmasına göre dava sonunda hükmedilecek vekalet ücretinin ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği halde toplam tazminat tutarı üzerinden tek bir vekalet ücreti belirlenmiş olduğunu, karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacıların murisinin kaza yapması kaçınılmaz derecede aşırı alkollü sürücünün kullandığı araca binerek zarar görmesinde aracın sürücüsü kadar kusurunun bulunduğunu, bu sebeple müterafik kusur indiriminin uygulanmasının gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ceza dosyasının incelenmesinde davacıların murisi ile sigortalı araç sürücüsünün arkadaş oldukları ve olay günü müteveffanın hatır için taşındığı anlaşılmakla aktüer bilirkişi tarafından yöntemine uygun olarak hesaplanan miktardan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasının usul, yasa, dosya kapsamı ve içtihatlara uygun olduğu, davacılar murisinin asgari ücretin üzerinde gelir elde edebileceğine dair somut delil olmaması nazara alınarak aktüer bilirkişi tarafından asgari ücret üzerinden yapılan hesaba dayanılarak hüküm kurulmasının yerinde olduğu, her bir davacı yönünden belirlenen ve kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden davacılar yararına ayrı ayrı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) 10 ve 13 üncü maddeleri birlikte değerlendirilerek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu nedenle davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabul edildiği, sürücünün kanındaki alkol oranının yasal sınırın çok daha altında olması sebebiyle müterafik kusur sebebiyle indirim yapılmamasının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Destekten yoksun kalma tazminatının belirlenebilmesi için ölenin son gelir durumunun net olarak belirlenmesi gerekir. Davacılar desteğin inşaat teknikeri olduğunu belirtmişler buna göre ilgili meslek kuruluşlarından gelir durumu sorulmuş, aktüerya uzmanı bilirkişi raporunda asgari ücret tutarını esas alarak hesaplama yapmış ise de ölenin geliri net olarak belirlenmemiştir.
Mersin Ticaret ve Sanayi Odasının; "iş becerisi ve bir çok etkene bağlı olarak gelir durumunun farklılık gösterebileceği, çalıştığı dönemde uygulanan asgari ücret ile asgari ücretin %20 fazlası arasında maaş alabileceğine" şeklindeki yazısı ve desteğin inşaat teknikeri olması hep birlikte dikkate alındığında, desteğin asgari ücretten bir miktar fazla alacağının kabulü ile hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması doğru görülmemiştir.
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.