1-Maktul ...'ı kasten öldürme suçundan TCK.nun 81/1,29 maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası.
2-Ruhsatsız ateşli silah taşıma suçundan 6136 sayılı Kanunun 13/1 maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 450 TL adli para cezası.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın, maktul ...'e yönelik eylemi ile 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun niteliği tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma ve düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılanlar ..., ... ve ... vekilinin eksik soruşturmaya, suç niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A-Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden; infazda tereddüde neden olacak şekilde Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/194 Esas, 2002/158 Karar sayılı kararındaki hangi suçtan mahkumiyeti tekerrüre esas alındığı belirtilmemiş ise de, 5275 sayılı Yasa'nın 108/2. maddesi gereğince en ağır hüküm tekerrüre esas alınacağından, CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulandığı kısımdaki "Sanığın Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2002 tarih ve 2002/194-158 E-K sayılı kararı ile" ibaresinin, "Sanığın Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2002 tarih 2002/194-158 E-K sayılı kararı ile 6136 sayılı Yasanın 13/1 maddesi uyarınca aldığı 10 ay hapis cezası nedeniyle" olarak değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B-Sanık ...'ın maktul ...'i kasten öldürme suçu yönünden;
a-Sanık ...'ın, tabanca ile ateş ederek, maktulü sağ gluteal bölgede kurşun giriş yarası, sol uyluk 1/3 proksimalinde kurşun çıkış yarası, sağ diz altında kurşun giriş yarası, sağ diz önde kurşun çıkış yarası oluşturacak şekilde iki yerinden yaraladığı; Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun raporu ile, maktulün ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı büyük damar kopmasından gelişen iç ve dış kanama ile kendisinde mevcut beyin damar hastalığından gelişen komplikasyonların ortak etkisi sonucu meydana geldiğinin anlaşıldığı olayda; sanık ile maktul arasında öldürmeyi gerektirir husumet bulunmaması, hedef alınan vücut bölgesi, öldürme kastını açığa çıkaran kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi karşısında, yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, TCK.nun 87/4 maddesinin 2. cümlesi uyarınca ancak ölüme neden olan yaraların niteliği dikkate alınarak alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini gerekirken, kasten öldürme suçundan hüküm kurulması,
b-Dosya içeriğine göre; görgü tanıkları ... ve ...'in ifadeleri arasında çelişkiler bulunduğu, ...'in, sanık ve maktul arasında tartışma çıktığını, birbirlerine vurmaya çalıştıklarını söylediği, tanık ...'in ise, kollukta maktulün işyeri içerisinde bir yerden çekiç alarak sanığa vurmaya çalıştığını, dışarıya çıktıklarında da ağır küfürler ettiğini, ayrıca tırpanla üzerine yürüdüğünü söylediği, mahkemede ise, dükkanın içerisinde karşılıklı olarak küfürleştiklerini, maktulün bir aleti alarak sanığın üzerine yürüdüğünü söylediği anlaşılmakla; tanıklar yüzleştirilerek ve yeniden dinlenerek, tanık ...'in anlatımları arasındaki çelişkinin ve tanıkların anlatımları arasındaki çelişkilerin giderilmesi, hangi tanığın anlatımlarına hangi gerekçeler ile itibar edildiğinin kararda gösterilmesi ve sonucuna göre sanık ... hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının, uygulanması durumunda hangi oranda indirim yapılacağının belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
c-Kabule göre de; gerekçede maktulün, sanığa küfür edip çekiçle üzerine yürümesi haksız tahrike esas alındığı halde, 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 29. maddesi uyarınca uygulama yapıldığı sırada, haksız hareketlerin ulaştığı boyut dikkate alınarak alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayin edilmesi gerekirken, 18 yıl hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 05/12/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
05/12/2012 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii avukat ...'in yokluğunda 06/12/2012 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.