İtiraz Yazısının Tarihi: 06.09.2012
09.05.2012 tarih ve 2010/10560 - 2012/5906 sayılı kararı
Üsküdar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2007 tarih ve 2006/213 - 2007/453 sayılı kararı
İtirazla İlgili Hüküm: TCK'nın 265/1, 152/1-a, 62,53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi:
Sanık ... hakkında mala zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme, hükümlü ... hakkında ise görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davanın yargılaması sonunda anılan suçlardan kurulan mahkumiyet hükümleri, sanıklar müdafilerinin temyizi üzerine; hükümlü ... hakkında TCK'nın 58/6. maddesinin uygulanmamış olması ve hem hükümlü hemde sanık hakkında koşulları bulunduğu halde görevi yaptırmamak için direnme suçundan tayin olunan cezanın TCK'nın 43. maddesinin 2. fıkrası ve TCK'nın 265. maddesinin 3. fıkrası uyarınca arttırılmamış olması hususları eleştirilerek onanmıştır.
Dairemiz kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, geçirdiği yasal düzenleme safahatı ve koşulları bakımından tartışılmak ve bu kurumun uygulanabilmesi için gerekli bulunan sanığa ilişkin “daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunmak” koşulu açıklanmak suretiyle ve “sanığın 6136 sayılı Yasaya muhalefet etme suçu nedeniyle mahkum edildiği, bu cezanın 07.03.2000 tarihinde yerine getirildiği, 5352 sayılı Adli Sicil Yasasının geçici 2/1. maddesi uyarınca silinmek koşulları gerçekleştikten sonra 23.09.2005 tarihinde incelemeye konu suçun işlendiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanması olanağı bulunmaktadır” gerekçesi ileri sürülerek hükmün bozulması talebi ile itiraz edilmiştir.
İtiraz yazısının içeriğine göre, itirazın sanık ...'a ilişkin onama kararına yönelik olduğu, hükümlü ... hakkındaki hükme ilişkin onama kararımıza yönelik bir itirazın bulunmadığı ve dolayısıyla ... hakkındaki hükmün onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, sanık ...'ın adli sicil kaydında yer alan ve 07.03.2000 tarihinde infaz edilmiş bulunan 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçuna ilişkin mahkumiyetinin CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına objektif olarak engel olup olmayacağına ve buna bağlı olarak da hükmün bu nedenle bozulmasının gerekip gerekmeyeceğine ilişkindir.
İtiraz 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun”un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelenmiştir.
Sanığın dosyada bulunan adli sicil kaydına göre karar tarihi 03.04.1996 olan 765 sayılı TCK'nın 191/1 ve 572/1. maddeleri uyarınca mahkumiyeti dışında itiraz yazısında da söz edilen, karar tarihi 25.01.2000 ve infaz tarihi 07.03.2000 olan 6136 sayılı Kanunun 13/1. maddesi uyarınca ayrı bir mahkumiyet hükmü bulunmaktadır. Sanığın temyiz incelemesine konu edilen hükme ilişkin suç tarihinin 23.09.2005 olduğu nazara alındığında; bu yeni suçun 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan hükmedilen cezanın infazından itibaren beş yıl geçtikten ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun geçici 2. maddesi uyarınca silinme koşulları gerçekleştikten sonra işlendiği açıktır. Bu durum ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 250-13 sayılı kararının açıklığı karşısında itiraz yerinde görülerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1- Dairemizin, itiraz edilen sanık ... hakkındaki kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına,
2- Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
Görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla polis memuruna karşı cebir ve şiddet kullanılarak hukuksal anlamda tek bir fiil ile gerçekleştirilmesi nedeniyle aynı nev'iden fikri içtima koşullarının gerçekleşmiş bulunduğu ve suçun birden fazla kişiyle birlikte işlendiği nazara alınarak, sanık hakkında tayin olunan cezanın TCK'nın 43. maddesinin 2. ve 265. maddesinin 3. fıkraları uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5278 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü ve süresi gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.