Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacılar vekili, vekil edenlerinin karı-koca olup, vekil edenlerinden Fazlı ile davalının kardeş olduklarını, muris babalarından kalan 13544 ada 56 parselde müşterek malik olduklarını, muris tarafından yapılan evde müvekkillerinin 40 yıldan beri ikamet ettiklerini, aynı parsel üzerindeki iki katlı eski evin de davalının oğulları tarafından kullanıldığını, dava konusu taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası sonucunda yapılan ihale ile müvekkilleri tarafından satın alındığını belirterek, davalı tarafından Antalya 13. İcra Müdürlüğü’nün 2012/3913 Esas sayılı takip dosyası ile yapılan takipten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve %40 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, takibe konu alacaktan 948,67 TL'nin mahsubu ile bakiye 65.611,33 TL'lik kısım için davacıların borçlu olmadığının tespitine, 948,67 TL lik kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil alacağından kaynaklanan tazminat sebebiyle yapılan takip sonrası açılan menfi tespit davasıdır.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Dava dilekçesinde, davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebi olduğu halde, bu talep hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kötüniyet tazminatına yönelik temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.