Mahkûmiyet
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz isteği; suç işleme kastının olmadığına, maddi durumunun kötü ve ailesine bakmak zorunda olduğuna ayrıca sağ bacak ve sağ kolunda sağlık problemleri bulunduğuna ilişkindir.
Yapılan incelemede; 1983 doğumlu olması nedeniyle 01.01.2002 tarihinde askerlik çağına girdiği anlaşılan sanık hakkında Develi Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 03.02.2016 tarihli ve 2016/16 Karar sayılı idari yaptırım kararı ile yoklama kaçağı kaldığından bahisle 2.864,00 TL idari para cezası ile cezalandırıldığı, usulüne uygun olarak tebliğ edilen bu kararın 02.03.2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın hakkında kesinleşmiş idari para cezası kararı bulunmasına rağmen son yoklamasını yaptırmadığı, yoklama kaçağı olarak aranmakta iken 08.05.2016 tarihinde Dalaman İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yakalandığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında yoklama kaçağı olmak suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63/1-b gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında özetle; maddi durumunun iyi olmadığını ve bakması gereken üç çocuğunun ve eşinin olduğunu, çocuklarını ve eşini bırakacak kimsesi olmadığı için bu ihtara uymadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, askere gitmek için başvuru yaptığını ancak kendisini almadıklarını, birkaç kez GATA'ya gittiğini ancak sonuç çıkmadığını beyan etmiştir.
Sanık hakkında 1632 sayılı Kanun'un 63/1-a maddesinin uygulanması ihtimaline binaen 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 226 ncı maddesi uyarınca alınan ek savunması dava dosyasında mevcuttur.
İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığın üzerine atılı suçun ön ödemeye tabii olduğu ve ön ödeme önerisini yerine getirdiğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 75 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8 maddeleri gereğince açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; 1632 sayılı Kanun'un Ek 8. maddesinde yer alan "Sırf askeri suçlar ile hapis cezasının üst sınırı 3 ayı geçen askeri suçlar hakkında ön ödeme hükümleri uygulanmaz." şeklindeki emredici düzenlemeye istinaden ön ödeme hükümlerinin uygulanamayacağı sonucuna varılarak, sanık hakkında kesinleşmiş idari para cezası kararı bulunmasına rağmen son yoklamasını yaptırmadığı ve yoklama kaçağı olarak aranmakta iken 08.05.2016 tarihinde Dalaman İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yakalanması karşısında mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Develi Askerlik Şubesi Başkanlığının 12.12.2018 tarihli yazı içeriğinde yükümlünün bedelli askerlik hizmetinden faydalanmak için müracaat etmediği ve halen atılı suç sebebiyle arandığının belirtilmesi ayrıca hakkında (mülga) 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 86/2 maddesi uyarınca verilip kesinleşmiş idari para cezası bulunmasına rağmen yoklama işlemlerini yaptırmayarak, yakalanmakla ele geçtiği nazara alındığında; Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Develi Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.