B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezasının süresine göre koşulları bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2009 tarihli ve 2009/94 Esas 2009/259 Karar kararıyla sanık hakkında, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 63.550,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin tarafından anılan hükmün; sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilen hükmün eksik inceleme nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul (Anadolu) 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2018 tarihli ve 2016/218 Esas, 2018/275 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan,
5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi, 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis, 39,500,00 TL adli para cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Katılan SGK Başkanlığı vekilinin temyiz isteği özetle; cezanın alt sınırdan verildiği, takdiri ceza indiriminin uygulanmaması gerektiği ve lehe vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesine, kararın bu yönüyle bozulması gerektiğine ilişkindir.

Sanık müdafi temyiz talebi; müvekkilinin sadece... adına prim iadesi aldığını, bu ödemeyi de iade ettiği, diğer suçlamaların müvekkilince kabul edilmediği, kurumun ve...'ın zararının bulunmadığı, yine suç tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleştiği belirtilerek kararın bozulması istenmiştir.

1. Sanığın Kadıköy Sigorta Müdürlüğünde muhasebe servisinde 2. imza yetkili memuru olarak çalıştığı sırada isteğe bağlı sigortalılığı iptal edildiği için ödediği isteğe bağlı primleri kendisine iade edilmesi gereken... isimli sigortalı hakkında düzenlenen ödeme belgesindeki 3.302,00 TL tutarındaki miktarın 3 rakamını kalemle 8 olarak değiştirerek veznedara, ilgili kişinin arkadaşı olduğunu söyleyerek parayı tahsil ettiği, yapılan müfettiş incelemesinde sanığın isteğe bağlı sigortalılığı iptal edilen ve ödenen primlerin iadesine karar verilen sigortalılardan; ...adına ödenen 14.10.2005 tarihli 1.065,75.TL, 26.10.2005 tarihli 1.065,75 TL, 08.11.2006 tarihli 1.065,75 TL ile M. ... adına ödenen 15.11.2005 tarihli 1.967,84.-TL, 08.12.2005 tarihli 1.967,84 TL, 16.12.2005 tarihli 1.967,84.TL, parayı sigortalıların tanıdıkları olduğunu söyleyerek kendilerine ödenmek üzere vezneden alıp, ilgililere ödemeksizin kendisinde tuttuğu,...Özel Eğitim Merkezi’ne yapılan daha önceki ödemelere ait tediye fişleri ile eklerindeki faturaların yerleri değiştirilerek, işlerinin yoğunluğu nedeniyle kuruma gelemeyen Eğitim Merkezi yetkililerine vereceği nedeniyle, 25.01.2006 tarihli 8.235,00.-TL, 16.02.2006 tarihli 2.960,00.TL, 20.02.2006 tarihli 7.356,80.TL, 03.03.2006 tarihli 4.941,00.-TL' yi alıp ekonomik menfaat temin ettiği, sanığın kurumda 2. imza yetkilisi memur olmasının getirdiği avantajları kullanarak, ilgili kişilere teslim edeceğini belirtip, hile kullanmak suretiyle kamu kurumu zararına olarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda sanığın bu şekilde haksız menfaat elde ederek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan davada 4483 sayılı yasa hükümleri uyarınca İstanbul Valiliği'nin 09.03.2009 Tarih 2009/3 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında soruşturma izni verilmiştir.

3. Sanık aşamalarda; sadece 27.03.2006 tarihide... 'ın sigorta prim iadesi olan 3.302 YTL tutarındaki miktarının 3 rakamını kalemle 8 olarak değiştirerek 8.302 TL’yi tahsil ettiğini kabul ettiği, olayın ertesi gün farkedilmesi üzerine kuruma iade ettiğini, beyan etmekle atılı suçlamaları kabul etmemiştir.

3. Bozma gerekçesi ve sanığın savunmalarına göre ilgili evrakda sanığın yazı ve imza örneğine yönelik bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan 04.04.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre...adına düzenlenen 4 adet kasa tediye fişinin ön yüzünde yetkili imzalar dışında kişiye atfedilebilecek imza bulunmadığı, sadece 20.02.2006 tarih 01-2-00024 no.lu kasa tediye fişinin arka yüzündeki imzanın ve... adına düzenlenen 20.03.2006 tarih ile 27.03.2006 tarih fişlerdeki hak sahiplerine ait imzaların sanığın eli ürünü olduğu, ancak...adına düzenlenen 26.0.2005 tarihli kasa tediye fişindeki imzanın sanığın el ürünü olmadığı kanaatine varılmış, ... adına düzenlenen tediye fişleri incelenmemiştir.

4. Bozma üzerine, oluşan zarar miktarının tespiti bakımından, 1 adet serbest muhasebeci mali müşavirden alınan bilirkişi raporuna göre; sanık ...'un ...adına ödenen 14.10.2005 tarihli 1.065,75 TL, 26.10.2005 tarihli 1.065,75 TL, 08.11.2006 tarihli 1.065,75 TL ile M. ... adına ödenen 15.11.2005 tarihli 1.967,84 TL, 08.12.2005 tarihli 1.967,84 TL, 16.12.2005 tarihli 1.967,84 TL, parayı,...Özel Eğitim Merkezi’ne yapılan 25/01/2006 tarihli 8.235,00 TL, 16.02.2006 tarihli 2.960,00.TL, 20.02.2006 tarihli 7.356,80 TL, 03.03.2006 tarihli 4.941,00 TL' yi,... adına ödenen 20.03.2006 tarihli tediye fişine göre 3.302,00 TL ve 27.03.2006 tarihli tediye fişine göre 8.302,00 TL olmak toplamda kurumu 44,197,55 TL zarara uğrattığı ancak 8.302,00 TL'yi 29.03.2006 tarihinde kuruma iade ettiği, 1.870,00 TL kurumdan olan alacağınında kurumca mahsup edildiği anlaşılmakla sanığın 34.025,37 TL zarar verdiği belirtilmiştir.

5. Yargılama sonucunda, mahkeme sanığın, kurumu zarara uğrattığı kabul edilerek, nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluştuğunu kabul ederek mahkûmiyet kararı vermiştir.

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak ;

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüş olup bahse konu bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Gerekçe bölümünün açıklanan nedenlerle İstanbul (Anadolu) 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2018 tarihli ve 2016/218 Esas, 2018/275 Karar sayılı kararında katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322 inci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 4.360,00 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınıp katılana verilmesine" olarak değiştirilmesi suretiyle, hükmün Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2024 tarihinde karar verildi.