Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/638 Esas, 2016/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci,58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirliğe ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyizi; belgeyi hiç bir yerde kullanmadığını, mecbur kaldığı için bu yola başvurduğuna, bu nedenle kararın tekrar incelenmesi gerektiğine ilişkindir.

1. Suç tarihinde yapılan üst aramasında üzerinde sanığa ait fotoğraf bulunan ancak Yasin Aydın kimlik bilgileri ile düzenlenmiş nüfus cüzdanı ele geçirilmiştir.

2. Sanık savunmasında, nüfus cüzdanını yolda bulduğunu, görülmekte olan davalarından dolayı ve firari olması sebebiyle bu kimliğe kendi fotoğrafını yapıştırdığını söylemiştir.

3.Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 13.08.2015 tarihli raporda, nüfus cüzdanın iki kat lamine ile kaplı, üstteki lamine ile alttaki laminesi arasında farklı bir lamine parçasının bulunduğu, üzerinde bulunan fotoğrafın mevcut yerine bant ile tutturulmuş olduğu, arka yüzünde görülebilen soğuk mühür izi iz düşümünün mevcut fotoğraf üzerinde bulunmadığı, evvelce mevcut fotoğrafın sökülerek mevcut olan fotoğrafın yapıştırılmış olduğunu belirtilmiştir.

4. Mahkeme tarafından suça konu belge incelenmiş ancak belgenin aldatıcılık niteliğine ilişkin belirleme yapılmamıştır.

5. Mahkemece sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu şeklindeki gerekçe ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği gözetilerek; bilirkişi raporu, sanık savunması ve Mahkemece belge üzerinde yapılan gözlem birlikte değerlendirildiğinde, belgenin aldatıcılık niteliğini haiz olup olmadığı hususunda şüpheye düşülmüş, belge aslı üzerinde heyetimizce yapılan gözlemde; Nüfus Hizmetleri Kanunun'un Uygulamasına ilişkin Yönetmeliğin 130 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen "soğuk damga fotoğraf üzerine gelecek ve fotoğrafın görüntüsünü bozmayacak şekilde ve nüfus cüzdanını plastikle kaplanması işleminden sonra ayyıldıza doğru uygulanır." hükmüne uygun olarak fotoğraf üzerinde soğuk mühür izinin olmadığının, fotoğrafın fotoğraf hanesine uyum sağlamadığının, belgeye sonradan yapıştırılmış olduğunun ilk bakışta kolaylıkla anlaşılması karşısında; nüfus cüzdanının bu hali ile aldatıcılık niteliği bulunmadığı ve 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi,

2. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/638 Esas, 2016/177 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2024 tarihinde karar verildi.