Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2014/265 Esas, 2016/120 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, ... ile imzaladığı taşeronluk sözleşmesinden ve verdiği senetlerden ... ve ağabeyi ...'ın bilgileri olduğuna, avans ödemesinin de ...'ın şirketi hesabına yapıldığına, asıl sorunun ...'ın parasını geri istemesi olduğuna, ...'ın da bu parayı ödetmek için kendisine suç attığına, karar bozulduğu takdirde geri ödemek için taahhütte bulunacağına, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.
1. Sanığın, katılan ...'ın sahibi olduğu ...Mühendislik ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında verilen suça konu 20.000,00 TL bedelli bonoyu, herhangi bir yetkisi bulunmadığı halde katılan ...'ın yetkilisi olduğu ...Madencilik ... Ltd. Şti. adına düzenlemek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanığın aşamalardaki savunmaları suça konu senedi katılan ... ve tanık ...'ın bilgi ve rızaları doğrultusunda imzaladığına yönelik ise de katılan ve tanık beyanları ile dosya kapsamı itibarıyla sanığın savunmalarına itibar edilmemiştir.
3. Suça konu 20.000,00 TL bedelli bono, ödeme ve düzenleme tarihleri boş olarak katılan ...'ın sahibi olduğu ...Mühendislik firmasına teslim edilmiştir.
4. Suça konu belgenin akıbeti hakkında herhangi bir karar verilmemiştir.
1. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Somut olayda ise, şikayet dilekçesi ekinde dosyaya sunulan suça konu senette, sanık tarafından düzenlenip katılan ...'a verildiği sırada ödeme günü ve düzenleme tarihinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen tüm zorunlu unsurları taşımasının gerekli olması, unsurların eksikliği halinde suça konu belgenin bono vasfında bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de;
a. Suça konu belge akıbeti hakkında karar verilmemesi,
b. Suça konu bononun, sanık tarafından, katılan ... tarafından avans ödemesinin yapılması akabinde verildiği anlaşılmakla suç tarihinin 15.05.2012 yerine 2012 olarak yazılması,
nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2014/265 Esas, 2016/120 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.