Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan ... İdaresi vekilinin münhasıran vekâlet ücretine yönelik temyizde bulunduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi; münhasıran katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; kamu zararını gidermeyen ve suça konu yerde yapılan keşif esnasında hayvan otlatmaya devam eden sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanamayacağına, ilgili maddede öngörülmemesine rağmen zararın giderilmesinin takside bağlanmasına, taksit aralığının belirtilmemesine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
3.Sanığın temyiz sebepleri; suça konu yerin yerleşim alanına sınır ve bitişik bir yerde olduğundan suç tarihinde orman olmayan yere tel çit çekilmiş olduğuna, tahrip olan ağaç miktarının keşif sırasında tespit edilmesi gerektiğine, iddia edilen sayıdaki fidanın tarafına ait hayvanlar tarafından zarara uğratıldığının sabit olmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
İhbar üzerine suça konu ağaçlandırma sahasında bulunan sanığa ait 25 adet keçinin 1523 adet sedir fidanını tahrip ettiği, fidanların hayatiyetini kaybettiği tespit edilerek sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 91 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında; arabanın gelişinden korkan 5 adet keçinin orman sahasına kaçtığını beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin orman olduğu, fidanların hayatiyetlerini kaybettiği belirtilmiştir.
Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın suç üstü halinde yakalanmış olması, ormanlık alanda bulunan fidanların hayatiyetlerini yitirmiş olmaları karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kısa süreli hapis cezasından kamunun uğradığı 10.859,37 TL zararın tazmin suretiyle tamamen giderilmesine çevrilen yaptırımın Kanunen imkân bulunmadığı hâlde taksitlerle ödenmesine karar verilmesi,
2.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 8-a fıkrasında bulunan "10 eşit taksitle" ibaresinin çıkarılması ve hüküm
fıkrasına "Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.500 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan ... İdaresi'ne verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.