Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 17.04.2018 tarihinde sanık müdafiine usulüne uygun olarak tefhim edildiği, sanık müdafiinin bu karara karşı 5271 sayılı Kanunun 291 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen onbeş günlük yasal süresinden sonra 01.06.2018 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2017 tarihli ve 2017/373 Esas, 2017/461 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollaması ile altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir.

2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda;
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.04.2018 tarihli ve 2017/3638 Esas, 2018/1112 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beraat kararı verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.06.2021 tarihli ve red-onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz sebepleri özetle;

1- Sanığın örgütle iltisaklı olması nedeniyle kapatılan derneğin kurucu üyesi ve başkanı olması, arama işleminde kitap ele geçirilmesi, kızının örgütle irtibatlı şirkette SGK kaydı olması ile oğlunun görevinden ihraç edilmesi karşısında; sanığın örgüt hiyerarşisi içinde bulunduğu ve atılı suçun unsurlarının oluştuğundan aleyhine bozulmasına karar verilmesi gerektiğine,

2- Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, atılı suçun unsurlarının oluşmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde 5271 sayılı CMK'nın 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.04.2018 tarihli ve 2017/3638 Esas, 2018/1112 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün ikinci fıkrasından “CMK'nın 223/2. maddesi'' ibaresinin çıkartılarak yerine ''5271 sayılı CMK'nın 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi'' ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.