Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Reşadiye Cumhuriyet Başşsavcılığı'nın, 18.01.2017 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Reşadiye Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan beraat kararı verilmiştir.

3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.04.2018 tarihli, 2017/2549 Esas ve 2018/1137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum temsilcisinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek sanığın köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan beraatine ilişkin bölüm tamamen çıkartılarak yerine hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.

1. Dava konusu olay; sanığın Tokat İli, Reşadiye İlçesi, ..., Keteniği Köyü sınırlarında bulunan 101 ada 5 numaralı mera parseline 2014 yılından 20 yıl kadar önce bir katlı kargır ev yaptırıp etrafını da çevirerek bahçe haline getirdiği iddiasına ilişkindir.

2. Mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen, 22.05.2017 tarihli Fen Bilirkişisi raporunda; suça konu parsellerle ilgili krokisinde sarı renkli boyalı olarak gösterilen yerin, sanığın mera taşınmazına tecavüzde bulunduğu yer olduğunu, bu yerin yapılan yüzölçümü hesaplaması neticesinde 60 metrekare geldiğini belirtmiştir.

3. İnşaat Bilirkişisinin 30.05.2017 tarihli raporunda; sanık tarafından yapılan binanın, yığma kargir bir katlı mesken olduğunu, kullanılabilir durumda olduğunu belirtmiştir.
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Reşadiye İlçesi, Keteniği Mahallesi, ... idari sınırları içinde olup Keteniği Köyü 24.09.2013 tarihi itibaril ile Keteniği Mahallesi adı altında müstakil mahalle olarak bağlandığı, suç tarihi olan 18.01.2017 tarihi itibariyle suça konu yerin, belediyeye tahsis edilen ve belediye sınırları içerisinde kalan taşınmaz olduğu, bu nedenle suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
6360 sayılı Kanun'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçunun unsurlarında bir değişiklik yapılmaması karşısında, sanığın suç tarihinde ve öncesinde köylünün ortak kullanımında meraya hakkı olmayan yere tecavüz gerekçesiyle sanık hakkında verilen beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "... seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında aynı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.04.2018 tarihli ve 2017/2549 Esas, 2018/1137 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.