İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır.
2.Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmiştir.
3.Katılan ilgili Bakanlık vekili ve katılan vekilinin istinaf talebi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 23.01.2019 tarihli kararı ile beraat kararı kaldırılarak sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, sübuta, suç unsurlarının oluşmadığına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
1-Dava konusu olay, 16 yaşındaki katılanın, arkadaşı olan temyiz dışı mağdur ... ile birlikte yolda yürüdükleri sırada yanına giden temyiz dışı sanık ...'ün "Gel lan, seninle konuşacağız." diyerek götürdüğü Ülkü Ocakları'nda, sanık ile temyiz dışı sanıklar ... ve Resulhan Taşdelen tarafından darp edildiği, ardından katılanın evine bırakıldığı iddiasına ilişkindir.
2-Adli Tıp Kurumu'nun 25.01.2016 tarihli raporunda, katılanın mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu ve hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilmiştir.
3-Güvenlik kamerası görüntülerine dair düzenlenen 27.12.2015 tarihli CD çözüm tutanağında, mağdurların, yolda yürüdükleri sırada, bir şahısla karşılaştıkları, birlikte yürüyerek Ülkü Ocağı içerisine girdikleri, bir süre sonra mağdur ... olduğu düşünülen şahsın topallayarak dışarı çıktığı, kollarından tutularak araca bindirildiği, kollarından tutan şahıslardan birinin, mağdur ... olduğunun değerlendirildiği belirtilmiştir.
4-Katılan aşamalarındaki istikrarlı ve değişmez beyanlarında özetle, arkadaşı olan temyiz dışı mağdur ... ile birlikte yolda yürüdükleri sırada, yanına giden temyiz dışı sanık ...'ün, "Gel lan, seninle konuşacağız." diyerek götürdüğü Ülkü Ocakları'nda, sanık ile temyiz dışı sanıklar ... ve Resulhan Taşdelen tarafından darp edildiğini, ardından evine bırakıldığını ifade etmiştir.
5-Temyiz dışı sanıklar ... ve Resulhan Taşdelen hakkında, atılı suçtan verilen mahkumiyet kararları istinaf incelemesinde onanarak kesinleşmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, olay anında katılan ile aynı odada olup kavgaya dahil oldukları, ancak sanığın katılanı zorla odada tuttuğuna dair delil bulunmadığı kabul edilerek katılanın cebir veya tehditle odada tutulduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan beraat karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, Ülkü Ocağı'ndaki odada temyiz dışı sanıklar Onur ve Resulhan tarafından zorla tutulan katılanın bulunduğu odaya gelip yumruk ve tokatla katılana vurarak temyiz dışı sanıklar ile eylem ve fikir birliği içerisinde yaklaşık bir saat boyunca binada alıkoyduğu, daha sonra arabasına alıp, bir caminin yanına bırakarak eylemini sonlandırdığı kabul edilerek atılı suçun unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle beraat kararı kaldırılarak atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Olay ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanık tarafından temyiz dışı sanıklar ile eylem ve fikir birliği içerisinde işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 23.01.2019 tarihli kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.