Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan dava açılmıştır.

2.Niğde 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi, tüm işlemlerin yasal çerçevede yapıldığı, 3D ve müşteki onayı ile işlem yapıldığı, anlaşmazlığının hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, suç işleme kastı olmadığı ve benzeri nedenlere ilişkindir.

1.Dava konusu olay, telefonuna gelen mesajdaki numarayı arayan mağdurun, telefona bakan şahsın kredi dosya masrafı ve kaçak elektrik kullanım bedeli olarak 5.500 TL alacağının olduğunu, bu paranın 1.000 TL'sini kendilerinin alacağını, kalan kısmını ise kendisine vereceklerini söyleyerek kredi kartı bilgilerini istemesi üzerine kredi kart bilgileri ile telefonuna gelen tek kullanımlık şifreyi telefondaki şahsa söylediği, kredi kartından 1.000 TL harcama yapıldığını anladığı, işlemin sanığın yetkilisi olduğu firma tarafından yapıldığı, sanığın böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

2.Türkiye İş Bankası AŞ’ye 21.01.2015 tarihli yazı cevabında mağdur ... adına kayıtlı kredi kartı ile 06.01.2015 tarihinde gerçekleştirilen işlemin 3D güvenlik sistemi ile 06.01.2015 tarihinde 88.***.**.125 numaralı IP ile Multi Net Kurumsal Hizm. A.Ş. tarafından yapıldığı bildirilmiştir.

3.Multinet Kurumsal Hizmetler Ananim Şirketi cevabi yazısında, söz konusu işlemin aralarında mağaza hizmet sözleşmesi bulunan Atılım Bilişim isimli işyeri tarafından yapıldığı ve işlem anında oluşan IP numarasının 88.***.**.125 olduğu, bu ödemenin çekimi gerçekleştiren mağaza tarafından 09.02.2015 tarihinde bahse konu kredi kartına iade edildiği,

4.Türk Telekom A.Ş. cevabi yazısında; şikayetçinin kredi kartı ile yapılan harcama esnasında oluşan 88.***.**.125 numaralı IP numarasının ... adına kayıtlı olduğu belirtilmiştir.
5.04.05.2015 tarihli araştırma tutanağı ile polnet ağı üzerinde kullnaılmakta olan projeler marifetiyle yapılan araştırmalar neticesinde 0 212 *** ** 01 numaralı telefon hattının sanık ... adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.

Çağrı merkezi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketinde bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, olay ve olgularda belirtilen hususlar da dikkate alındığında mağdurun kredi kart bilgilerini ele geçiren sanığın mağdur bilgi ve rızası dışında kredi kart bilgileri ile tek seferde işlem yapmak suretiyle menfaat sağladığı, sanığın böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği anlaşılmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Niğde 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.