Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; suç unsuru ile illiyet bağı kurulacak şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil olmadığına, olaylar ve iddiaların aleyhe yorumladığına, indirim sebeplerinin verilen kararda yetersiz kaldığına ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, Çarşı mahallesi, Postane meydanı üzerinde ring görevini ifa eden güvenlik güçleri tarafından, suça sürüklenen çocuğun, tahta bir kasa üzerinde sigara satarken görüldüğü
bu esnada yan tarafında bulunan bir aracın altına içerisinde kaçak sigara bulunduğu belirlenen siyah bir poşeti yerleştirdiğinin tespit edildiği, toplamda iki ayrı markaya ait 24 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk savunmasında sigaraları satacağını beyan etmiştir. Bozma sonrası suça sürüklenen çocuğa 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca ihtarat yapıldığı, suça sürüklenen çocuğun hüküm tarihine kadar ödeme yapmadığı görülmüştür.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (...) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuğun ticari maksatla sigaraları bulundurduğu ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlenmekle hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545,7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
2.İddianamede müsaderesi talep edilen eşya hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.