SUÇLAR: Kasten öldürmeye teşebbüs

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli ve 2020/66 Esas, 2020/301 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.04.2021 tarihli ve 2021/36 Esas, 2021/639 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin ve sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Katılanlar vekilinin temyiz istemi özetle, kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübuta erdiğine, sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Her ne kadar katılanların aşamalı beyanlarında sanığın iş yerine geldikten sonra silahın mekanizmasını kurup tetiğe bastığını ve kendilerine hedef aldığını ancak silahın patlamadığını bu esnada kendilerinin müdahale ederek silahı aldıklarını beyan ettikleri sabit ise de, sanığın aşamalı savunmalarında silahın belinde olduğunu, hiç çıkarmadığını, alacağını isterken tehdit ettiğini, bu sebeple arbede çıktığını ve katılanların silahı belinden aldığını beyan ettiği, bu kapsamda ortada birbirine karşıt iki beyanın iddia ve savunma şeklinde bulunduğu, dosya içerisinde mevcut görgü tespit tutanağında herhangi bir görüntü kaydı yapan kameranın müştekilere ait iş yerinde bulunmadığının ve iş yeri içerisinde bir emare yada iz bulunmadığının belirtildiği, olayın katılanların iş yerinde yaşanmış olması, sanık ile katılanlardan ... arasında ve diğer katılanlarla da olayla ilgili olarak husumet ortaya çıkması nazara alındığında özellikle katılanlar ... ve ...'ün, ...'in iş yerinde bu şekilde bir olayla muhatap olmalarından dolayı iddiada bulundukları safafda sanığın eylemini abartılı bir şekilde anlatmalarının mümkün olabileceği, sadece iddiadan ibaret kalan hedef alıp tetiğe basma ve bu sebeple silahın tutukluluk yapma eyleminin dosya içerisinde mevcut 18.04.2016 tarihli uzmanlık raporu içeriğiyle de uyuşmadığı, şöyle ki söz konusu uzmanlık raporunda sanığa ait olan silahın atışına mani mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığının ve çap ve tipine uygun fişekleri patlatığının belirtildiği, buradan hareketle uzmanlık raporu çerçevesinde müsnet silahın tutukluk yapmasını sağlayan bir arızasının tespit edilememesi, iş yerinde herhangi bir şekilde patlamamış mermi çekirdeği bulunmaması, olay anını gösterir katılanlara ait iş yerinde bir güvenlik kamera görüntüsünün tespit edilememesi, çerçevesinde katılanların iddialarının atfı cürüm mahiyetinde kaldığı ve sanık savunmasının aksini kanıtlayacak mahiyette, başka bir delille de desteklenmeyeceği için hükme esas alınamayıp itibar edilemeyecek mahiyette olduğu, dolayısıyla dosya kapsamında öldürmeye teşebbüs suçu açısından sanık savunmasının aksini gösterir bir delil elde edilemediğinden sanık ...'in bu suç yönünden eyleminin subuta ermediği kabul edilmiş ve buna göre uygulama yapılmıştır.

2. Sanık savunması, katılanların anlatımları, görgü tespit tutanağı ve krokisi, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, uzmanlık raporu, yazı cevapları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sadece iddiadan ibaret kalan sanığın hedef alıp tetiğe basma ve bu sebeple silahın tutukluluk yapma eyleminin dosya içerisinde mevcut 18.04.2016 tarihli uzmanlık raporu içeriğiyle uyuşmadığı, söz konusu uzmanlık raporunda sanığa ait olan silahın atışına mani mekanik herhangi bir arızasının bulunmayıp çap ve tipine uygun fişekleri patlatığının belirtildiği, buradan hareketle uzmanlık raporu çerçevesinde müsnet silahın tutukluk yapmasını sağlayan bir arızasının tespit edilememesi, iş yerinde herhangi bir şekilde patlamamış mermi çekirdeği bulunmaması, olay anını gösterir katılanlara ait iş yerinde bir güvenlik kamera görüntüsünün tespit edilememesi gibi deliller değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.04.2021 tarihli ve 2021/36 Esas, 2021/639 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2024 tarihinde karar verildi.