İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2020 tarihli ve 2018/554 Esas, 2020/384 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2021/755 Esas, 2021/1818 Karar sayılı kararı ile;
"TCK.nın 53/1-(c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına ve TCK.nın 53/1-(a), (b), (d) ve (e) bendindeki hak yoksunlukları ile TCK.nın 53/1-(c) maddesindeki kendi altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak yoksunluğu ve yetki kısıtlamasının cezanın infazının tamamlanmasına kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden;
Hükmün;
Sanığın; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı gözetilerek TCK.nın 53/1. maddesinde tahdidi olarak sayılan haklardan TCK.nın 53/1-a,b,d,e maddesinde sayılan haklardan ve "c" fıkrasındaki haklardan kendi altsoyu dışında kalan kişiler açısından TCK.nın 53/2. maddesi gereğince cezanın infazının tamamlanması anına kadar, TCK.nın 53/1-c fıkrasındaki haklardan kendi altsoyu olan kişiler açısından TCK.nın 53/3-1. cümlesi gereğince koşullu salıverilme anına kadar YOKSUN BIRAKILMASINA," şeklinde kurulmak yerine karar yerindeki gibi kurulmuş olması hukuka aykırı ise de, bu maddedeki hak yoksunluklarının uygulanmasına ve ehliyetlerin kısıtlanmasına infaz aşamasında karar verilebilmesine yasal engel bulunmadığı gözetilerek"

Hususunda eleştiri yapılarak, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

1.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

1.Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat etmesi gerektiğine,

2. Suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına,

3. Eksik araştırmayla mahkumiyet kararı verildiğine,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Sanık ...'ın tanık M.Ü. ile ortaklaşa taksicilik yaptığı, sanığın taksiyi kullandığı zamanlarda tanık M.Ü.'nün müşterisi olan şikâyetçi ...'yı çalıştığı iş yerine getirip götürdüğü, olay tarihinde şikâyetçinin sanığı arayarak kendisini almasını istediği, o sırada taksinin tanık M.Ü.'nün kullanımında olduğu, sanık ...'un M.Ü.'yü arayarak şikâyetçiyi alıp yanına getirmesini istediği, tanığın şikâyetçiyi alarak sanığın söylediği yere getirdiği, sonrasında beraberce tanık M.Ü.'yü evine bıraktıkları, sanığın şikâyetçiyi ormana götürdüğü, bıçak doğrultarak şikâyetçinin 240,00 TL parasını ve cep telefonunu aldığı, bir süre sonra aracı durdurup şikâyetçiyi araçtan indirdiği maddi vakıa olarak kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (1) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.

2.Sanık suçlamaları kabul etmemiştir.

3.Şikâyetçinin yağmalanan cep telefonunun 24.06.2017 tarihinden itibaren sanığın üzerine kayıtlı hat ile kullanıldığını gösteren Bilgi Teknolojiler ve İletişim Kurumu (BTK) evrakı dosyada mevcuttur.

4.Tanık M.Ü.'nün, sanığın kendisini olay günü saat 21.30 sıralarında aradığını ve şikâyetçinin cep telefonu ve parasını aldığını söylediğine ilişkin beyanları dosyada mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, özellikle suça konu telefonun olaydan sonra sanık ...'un üzerine kayıtlı hat ile kullanılması, tanık M.Ü.'nün sanığın kendisini arayarak şikâyetçinin telefonunu ve parasını aldığını söylediğini beyan etmesi ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde sanık müdafinin temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2021/755 Esas, 2021/1818 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.05.2024 tarihinde karar verildi.