...

Esastan ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/278 Esas, 2021/287 Karar sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 2021/157 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/157 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

B. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/157 Esas, 2021/525 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre; tekerrüre esas alınan ilamın hükümde açıkça gösterilmesi gerekmekte olup, hüküm fıkrasında tekerrüre esas alınan ilam gösterilmeden sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının,

C. Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan, suça konu uyuşturucu maddenin ve şahit numunenin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ve tüm ambalajların 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesi yerine 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca müsaderesine karar verilmesinin,
Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde (B) ve (C) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,

A. Hüküm fıkrasındaki tekerrür uygulamasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine, "Sanık hakkında İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/72 Esas ve 2010/335 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimlerine göre çektirilmesine ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına," ibaresinin eklenmesi,

B. Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin 5 inci maddesinde yer alan "Suça konu taşınması ve bulundurulması başlı başına suç olup,müsadereye tabi bulunan Bakırköy Adli Emanetinin 2019/13333 sırasına kayıt edilerek zapt olunan “Uyuşturucu maddeler, bitki kökleri, dal ve yapraklar ile diğer maddelerin, şahit numunelerinin ve tüm ambalajlarının 5237 sayılı TCK.nın 54/1-4. maddesi gereğince MÜSADERESİNE" ibaresinin çıkartılması ve yerine "Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu'nun 2019/13333 sırasında kayıtlı uyuşturucu maddeler ile Adli Tıp Kurumu tarafından muhafaza altına alınan şahit numunenin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine, aynı emanette kayıtlı tüm ambalajların 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü
maddesinin birinci fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE" ibaresinin eklenilmesine,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.