Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının müsaderesi
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiin temyiz istemi, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesinin hukuka aykırı olduğuna, şartları oluştuğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine ilişkindir.
Sanığın sevk ve idaresinde bulunan araçta, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, araç içerisindeki bidonlarda 660 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık tüm aşamalarda atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir. Sanık bozma sonrası kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar parayı ödeyemeyeceğini beyan etmiştir.
Dosyada mevcut bilirkişi raporunda; araçta zula tertibatına ya da gizli bölmeye rastlanmadığının, eşyanın hacim bakımından aracın taşıma yükünün ağırlıklı bölümünü oluşturduğunun, aracın olay tarihindeki kasko değerinin 5.500,00 TL, piyasa rayiç değerinin ise 4.500,00 TL olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Suçta kullanılan nakil aracını sanığın suç tarihinden önce malen sorumludan haricen satın aldığı ancak aracın devrini üzerine almadığı tüm dosya kapsamı ve malen sorumlu beyanlarından anlaşılmaktadır.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre " pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Ulusal marker tespit tutanağında kontrol sonucunun geçersiz olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
Olay tutanağı, sanık savunmaları, malen sorumlu beyanı, ele geçen kaçak akaryakıt miktarı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak akaryakıtı ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulmasında, müsadere koşullarını taşıyan nakil aracının müsaderesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.