HÜKÜMLER: İstinaf talebinin esastan reddine

Suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2019 tarih ve 2019/53400 soruşturma numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Suça sürüklenen çocuklar hakkında Gaziantep Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2019 tarihli ve 2019/11 Esas, 2019/50 Karar sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 63 üncü maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2020/234 Esas, 2021/760 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir.

Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafilerinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair mağdurların soyut beyanı dışında delil bulunmadığına, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Olay tarihinde saat 16.30 sıralarında mağdurlar ... ve ...'un Gençlik Merkezine gittikleri, parkın yanından geçerken tanımadıkları üç erkek şahısdan ismini sonradan öğrendikleri İdriscan Bakır'ın " canınıza mı susadınız" şeklinde laf attığı, cevap vermeden yürümeye devam ettikleri sırada bu üç kişinin gelip önlerini kestikleri, ... isimli şahsın cebinden bıçak çıkarıp mağdur ...'den cep telefonu ve para istediği, mağdurun da cep telefonunu ve 35,00 TL parasını ...'e verdiği, ...'in mağdur ...'ye dönüp onun da cep telefonu ve parasını istediği, mağdurun cep telefonunun yanında olmadığı, para vermek istemediği, ...'in "biz burada 10 kişiyiz adam başı 35,00 TL vermezsen sizi burada döveriz" diyerek tehdit ettiği ve cebindeki cüzdanını çektiği, mağdurun direndiği, aralarında kavga yaşandığı, mağdurun cüzdanını ...'ten geri aldığı sırada ...'in, mağdur ...'un sol eline bıçak batırdığı, içlerinde bulunan ismini daha sonra ... olarak öğrendiği şahsın mağdurun kafasına taşla vurduğu, suça sürüklenen çocuk ... Pektaş'ın da yumrukla sırtına vurduğu, cüzdanını bu kişilerden geri aldığı, kendisinden bir şey alamadıkları, bu şahısların mağduru döverken bağırma seslerine esnafın toplandığı, ... ve ... isimli şahısları yakaladıkları, bu kişilerden arkadaşının telefonunu da aldıkları, suça sürüklenen çocukların motosikletle olay yerinden uzaklaştıkları anlaşılmıştır.

2. Mağdurların aşamalarda değişmeyen birbirleri ile uyumlu beyanlarda bulundukları görülmüştür.

3. Suça sürüklenen çocuklar savunmalarında, suçlamaları kısmen inkar etmişler, aralarında kavga olduğunu ancak mağdurların eşyalarını almadıklarını beyan etmişlerdir.

4. Tanıklar İ.Ş. ve A.K.D.'nin beyanlarının dosya içerisinde mevcut olduğu görülmüştür.

5. Mağdur ...'deki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğine dair adli rapor dosya içerisinde mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

A. Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafiilerinin Temyiz İstemi Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148,149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma, başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 148 nci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun ... şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 149 ncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.

Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.

Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.

Cebir veya tehdit, ''yaşam ..., vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı ...'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.

Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamasına elverişli olması gerekir.

Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mağdurların aşamalardaki tutarlı beyanı, tanık beyanı, adli rapor ve suça sürüklenen çocukların kısmi ikrarı karşısında, suçun kesin delillerle suça sürüklenen çocuklar tarafından Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiğinin saptandığı, nitelikli yağmaya teşebbüs suçunun unsurlarının oluştuğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Ancak;
Suça sürüklenen çocukların mağdur ...'in cüzdanını çekip aldıktan hemen sonra mağdurun direnerek cüzdanını geri aldığı, bu sırada elinden yaralandığı, mağdurun direncinin kırılmadığı ve kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; yağma eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, tamamlanmış olduğu kabul edilerek suça sürüklenen çocuklar hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2020/234 Esas, 2021/760 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma kararının, diğer suça sürüklenen çocuklar ... ... ... ve ...'e 5271 sayılı Kanun'un 306/1 inci maddesi uyarınca sirayetine,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.05.2024 tarihinde karar verildi.