HÜKÜMLER: Mahkumiyet, İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2018/575 Esas, 2020/244 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci
maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/20 Esas, 2021/1092 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak aleyhe istinaf bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış haklarının korunması ile 3300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
A. Sanık ... müdafiin temyiz istemi özetle; suçun kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle
vasfına ve suçun sabit olmadığına ilişkindir.
B. Suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi özetle; suç vasfına, kazanılmış haklarının korunmasıyla hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
1. Dosya içeriğine göre; katılan ... ile sanık ...'ın ve suça sürüklenen çocuk ...'ın yeğenleri olan Zehra arasında arkadaşlık bulunduğu, bu durumu hazmedemeyen sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın katılana kızgınlık duydukları, sanık ve suça sürüklenen çocuğun bu konu yüzünden katılan ile tartıştıkları, tartışma sırasında suça sürüklenen çocuk ...'ın katılana kafa ile vurup darp ettiği, sanık ...'ın da katılanı bıçakladığı, katılanın kaçmaya çalıştığı ancak sanığın katılanı kovalayarak yakaladığı ve karnına birden fazla kez vurarak bıçakla yaralamaya devam ettiği, katılanın yaralanma etkisiyle yere düşerek bayıldığı, suça sürüklenen çocuk ve sanığın olay yerinden birlikte kaçarak uzaklaştıkları, olay sebebi ile katılanın batına nafiz kesici-delici alet yaralanması sebebi ile yaşamsal tehlike geçirdiği anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı gözetilirken neticeten 3.320 TL adli para cezası yerine 3.300 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından birlikte gerçekleştirildiğinin saptandığı, olayda kullanılan silahın öldürmeye elverişli oluşu, hedef alınan vücut bölgesi, önceye dayalı husumetin varlığı, yaralamanın niteliği dikkate alındığında sanık ve suça sürüklenen çocuğun kastının öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, katılandan taraflara yönelen ve haksız fiil teşkil eden söz ve davranışın bulunmadığı, dosyada eksik incelemenin bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerde eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/20 Esas, 2021/1092 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ve sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.