Kabul
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın ... Hızlı Kargo Taşımacılığı A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... 'nin davalı ... işçisi olarak çalışırken 28.02.2013 günü ... Kargo Depo bölümünde peron ve konteynır arasında mal yükleme sırasında konteynırın peron tarafına kayması sonucu araya sıkışarak yaralandığını belirterek, 50.000 TL manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 31.01.2017 tarihli dilekçesi ile maddi tazminata yönelik istemini 162.207,13 TL olarak arttırmıştır.
Davacı ...'nin yargılama sırasında vefatı üzerine mirasçıları ... ve ... tarafından davaya devam edilmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, meydana gelen kazanın müvekkili işverenin iş güvenliği ile ilgili mevzuata aykırı hareketi veya işverenin kusurundan kaynaklanmadığını, davaya konu iş kazasında uygun illiyet bağı olmadığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı UNSPED vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının diğer davalı şirketin personeli olduğunu, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, müvekkil şirket ile diğer davalı şirket arasında 01.02.2009 tarihinde akdedilen hizmet alım sözleşmesi gereği diğer davalı şirketin müvekkil şirketin deposuna gelen gönderilerin yükleme, boşaltma, ayrıştırma işini yapmayı yüklendiğini, yine bu sözleşme ile iş güvenliği ve işçi sağlığı hususunda önlemlerin diğer davalı şirket tarafından alınacağının hüküm altına alındığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK Rehberlik ve Teftiş Müfettişi tarafından hazırlanan 12.11.2015 tarihli raporda, işverenlerin %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalı UPSPET şirketinin asıl işveren davalı ... şirketinin alt işveren olduğunun tespit edildiği, kusur raporunda asıl işveren Unsped şirketinin %40 oranında, diğer davalı ... şirketinin %30 oranında, davacının ise %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, 24.01.2017 tarihli bilirkişi raporunda davacının, SGK ödemelerini aşan maddi zararının 162.407,13 TL olduğunun hesaplandığı, Bölge Adliye Mahkemesinin maluliyet oranı kesinleştirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğuna dair kaldırma kararı üzerine Adli Tıp Kurumu raporu ile davacının E cetveline göre %41,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, davacı işçinin 19.08.2017 tarihinde vefat ettiği ve mirasçılarının ... ve ... olduğu, davacının yaralanma derecesi, tarafların sosyo-ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı ve olay tarihi gözönünde tutulduğunda, ayrıca hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de değerlendirildiğinde, bu talebin kısmen kabulüne karar verilerek 25.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği, her ne kadar davacı vefat etmişse de, vefatından evvel açılan davada manevi tazminat talebinde bulunmuş olduğu gözetilerek, ... davacının mirasçıları lehine manevi tazminata hükmetmek gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne,davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 162.407,13 TL sürekli işgöremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacının miraşçılarına verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacının miraşçılarına verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Hızlı Kargo Taşımacılığı A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... Hızlı Kargo Taşımacılığı A.Ş vekili, kazalı işçinin yargılamanın devamı esnasında 19.08.2017 tarihinde vefat ettiğini, vefat sebebinin, iş kazası olmayıp, doğal ölüm olduğunu, dolayısı ile davacının mirasçılarının, huzurdaki davaya, davacının mirasçısı olarak devam ettikleri için, ... davacının bilinen dönem için, yani, iş kazası tarihi ile ölüm tarihi arasındaki maddi zararını talep edebileceklerini, ... davacının varsayılan/farazi yaşam süresi için hesap olunan maddi tazminat tutarının talep edilmesinin, hüküm altına alınmasının, kazalı işçinin yargılama esnasında vefat etmesi sebebiyle hukuken mümkün olmadığını, kazalı işçinin bilinen dönem iş kazası tarihi ile vefat tarihi arasındaki dönemde, SGK' nın yaptığı fiili ödemelerin tenzili ile maddi zararının 8.101,79 TL olduğu 28.06.2021 tarihli ek rapor ile hesap edilmiş olmakla, bu tutarı aşan talebin reddine karar verilmesi gerekir iken kazalı işçi yaşamaya devam ediyormuş, hayattaymış gibi varsayılan, bilinmeyen dönem için yapılan hesaplamanın tahsiline karar verilmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, manevi tazminat talebi ile ilgili olarak ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'nin ... Mh. ... Cd. No: 145 Antalya adresinde bulunan ... kargo firmasının tahliye ve tasnif işlerini yapan taşeron ... İnsankaynakları...Ltd.Şti'nin çalışanı olarak görev yaptığı sırada 28.02.2013 günü kargonun depo bölümünden konteynere bantla koli yüklemesi yaparken konteyner ile peron arasına düşmüş olan koliyi yerden almak için konteynerden destek aldığı sırada konteynerın ayaklarının kayması sonucu konteyner ile peron arasında kalarak yaralandığı, SGK tarafından olayın iş kazası sayıldığı, Kurum Sağlık Kuruluşu, Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumundan alınan rapor neticesinde davacının %41.2 oranında malûl kaldığının belirlendiği, hükme esas alınan kusur raporuna göre davalı işverenlerin %70 davacının ise %30 nispetinde kusurlu olduklarının belirlendiği, davacının maddi zararının tespiti bakımından aktüerya bilirkişiden alınan 24.01.2017 tarihli hesap raporuna göre davacı ...'nin maddi tazminata esas zararının 162.407,13 TL olarak hesaplandığı, Mahkemece 17.03.2017 tarihinde verilen karar ile davacı lehine 162.407,13 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, kararın davalı şirketlerce yasal süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.01.2018 gün ve 2017/2236 Esas, 2018/14 karar sayılı ilamı ile maluliyetin kesinleştirilmesi bakımından ortadan kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verildiği, iade kararı sonrasında davacının maluliyet durumunun Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınan raporlar neticesinde kesinleştirildiği, bu arada davacı ...'nin yargılama devam ettiği sırada 19.08.2017 tarihinde vefat ettiği ve geriye mirasçı olarak babası ... ile annesi ...'yi bıraktığı, davacı mirasçılarının davaya devam ettikleri ve bunun üzerine mahkemece aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 28.06.2020 tarihli ek rapora göre 28.02.2013 tarihinde iş kazası sonucu %41.2 oranında sürekli iş gücü kaybına uğrayan ... ...'nin ölüm tarihine kadar iş gücü (efor) kaybından kaynaklanan ve SGK geçici iş göremezlik ödemeleri ile ölüm tarihine kadar SGK fiili ödemelerini aşan maddi zararın 8.101,79 TL olarak hesaplandığı, davanın mirasçılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatına dönüşmeyeceği, buna göre mahkemece 8.101,79 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile 162.407,13 TL maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf talebinde bulunan davalı ... Hızlı Kargo Taşımacılık A.Ş 'nin istinafının bu yönden kabulüne karar verilmiş, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davalı ... Hızlı Kargo Taşımacılık A.Ş yönünden 8.101,79 TL maddi tazminata hükmedilmesi, diğer davalı yönünden ise daha önceden hükmedilen 162.407,13 TL maddi tazminatın aynen korunmasına karar verilerek; "davanın kısmen kabuüne, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 162.407,13 TL sürekli işgöremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... Hızlı Kargo Taşımacılığı A.Ş'nin sorumluluğu 8.101,79 TL ile sınırlı olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacının miraşçılarına verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacının miraşçılarına verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, yasal kesintilerin infazda dikkate alınmasına" dair hüküm kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili, müteveffanın yargılama sırasında ölümü ile bütün yasal haklarının, dolayısıyla maddi ve manevi tazminat talep haklarının mirasçılara geçeceğini, ilk derece mahkemesince 162.407,12 TL olarak hükmedilen tazminatın doğru olduğunu belirterek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunun 77,6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 51,52,54,55 ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13,16,19 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri .
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.