Kararın kaldırılması
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından “... GRUP METROCORNER” ibareli ve 35. sınıf ve 36. sınıfta marka başvurusunda bulunulduğunu, söz konusu marka başvurusunun ilanı üzerine müvekkili tarafından “...” markalarına dayanılarak itiraz edildiğini, bu itirazın nihai olarak reddedildiğini, markalar arasında iltibas yaratacak ölçüde benzerlik bulunduğunu, dava konusu marka ile müvekkilinin markasının asli unsurunun aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanında yer alan “...” ibaresi olduğunu, davaya konu markanın ilgili hizmetler yönünde kullanımı halinde müvekkilinin davaya dayanak markalarının serisi olarak algılanabileceğini, müvekkilinin markalarının yüksek bir tanınmışlığa sahip olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’nın kararının iptaline ve markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu “... GRUP METROCORNER” ibareli markada esas unsurun “...” değil bir bütün halinde “... GRUP METROCORNER” olduğunu, görsel benzerlik incelendiğinden dava konusu marka başvurusunda “...” ibaresinin diğer kelimelerden ayrı yazılmadığını, markanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, markalar arasında görsel, anlamsal ve işitsel açıdan benzerlik bulunmadığını, davacının markalarından hiçbirinin davalının markasını korumak istediği emtia bakımından tescilli olmadığını, davacının tanınmışlık maddesinden yararlanabilmesi için öncelikle markalar arasında bir benzerlik bulunması gerektiğini, ancak böyle bir benzerlik bulunmadığı gibi marka başvurusu sahibi davalının davacının markasında haksız bir yarar elde etme çabası içinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına dayanak gösterdiği markalarının “...”, dava konusu markanın ise “... GRUP METROCORNER” olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak davaya konu hizmetlerin hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer oldukları, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluştuğu, davalı şirketin tescil başvurusunda bulunduğu markayı kendisi kullanmayıp eylemli bağlantı içinde bulunduğu dava dışı ... Kuyumculuk'a kullandırtmak amacıyla marka başvurusunda bulunduğu için kötü niyetli bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un nisbi tescil engelini aşmak üzere böyle bir yol izlediği, marka başvurunun kötü niyetli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait markada yer alan ... GRUP ibarelerinin çatı marka olduğu şeklinde yapılan değerlendirmenin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin dava konusu edilen ve bir bütün halinde algılanan “... GRUP METROCORNER” unsurlarının markanın bütünü olduğunu, ayırt ediciliği düşük adların, başka eklerle tescil edilebildiğine ilişkin birden çok emsal karar olduğunu, tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, her ne kadar kullanmama definde bulunulmamış ise de, davanın her aşamasında bu definin ileri sürülmesinin mümkün bulunduğunu, bu nedenle, ilgili markaların, müvekkilinin markası kapsamındaki emtia bakımından kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, benzer olmayan markalar bakımından, 6769 sayılı Kanun’un 6/5. maddesinin uygulama alanı bulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin Yeni Star Şirketi ile bağlantılı olmasının huzurdaki davayı etkileyen bir yönü bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların bütünsel olarak farklı bulunduğunu, ... ibaresinin tasviri kullanıldığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin uygulanma koşullarının olmadığını, markalar arasında iltibas veya benzerlik olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığında, markaların görsel, işitsel ve kavramsal özelliklerinin bir bütün olarak değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerektiği, somut olayda, davacının itiraza dayanak markalarının işareti “...” ibaresinden oluşmaktayken, davalının başvurusuna konu markada ise “... GRUP METROCORNER” ibaresinden oluştuğu nazara alındığında ve markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle markalar arasında karıştırılma ihtimalini doğuracak ölçüde bir benzerlik bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin,"... YAPI METROGARDEN AVM + ŞEKİL" - "..." ibareli markalara ilişkin olarak verdiği, 2019/624 E., 2019/7551 K. ve 27.11.2019 tarihli kararında da aynı sonuca ulaşıldığı, bu itibarla dava konusu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibas bulunmaması nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken aksi kanaatle yazılı gerekçe ile hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davalı şirket vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının kötü niyetli olduğunu, bu hususun bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, istinaf mahkemesince aksi yönde verilen kararın doğru olmadığını, bu kararın davalıyı ödüllendirir nitelikte olduğunu, markaların iltibas yaratacak derecede benzer olduklarını, aynı/benzer hizmetleri kapsadıklarını, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, seri markaya sızma ihtimalinin olduğunu, tüketicilerin bu markayı müvekkilin seri markası olarak algılayacaklarını, bu durumun müvekkilini zarara uğratacağını, emsal kararların işbu dosyada verilen karar ile çeliştiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.