Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin yasal süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun), 318. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2016 tarihli ve 2015/334 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararının katılanlar vekili ve sanık müdafiin temyizleri üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 14.01.2020 tarihli ve 2018/849 Esas, 2020/73 Karar sayılı ilamı ile; maktulün tabancayı doldur boşalt yaparak sanığa yönelttiği, sanığın ise aracın bagajından almış olduğu 18.07.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre; atışa Esas No: 2022/11487

engel mekanik bir arızası bulunmayan av tüfeği ile maktule ateş ettiği ve öldürdüğü anlaşılan olayda sanığın maktule yönelik tahrik altında doğrudan kastla öldürme suçundan cezalandırılması yerine, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde olası kastla öldürme suçundan hüküm kurulması ve 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bozma üzerine, Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli ve 2020/79 Esas, 2021/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1,62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

1.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik indiriminin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.

2.Sanık müdafiin temyiz sebepleri özetle; öldürme kastı olmadığından bahisle suçun vasfına, kasten öldürme suçunun manevi unsuru yönünden oluşmadığına ve savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.

1.Sanık ile maktul arkadaş olup aralarında önceye dayalı husumet bulunmadığı, ancak olay tarihinde alkolün etkisiyle tartıştıkları, her ikisinin de araca doğru yöneldikleri, maktulün aracın torpido gözünde bulunan tabancayı eline alıp namlusuna mermi vermek suretiyle sanığa doğrulttuğu, sanığın da aracın bagajında bulunan av tüfeğini alarak doldur boşalt yapmak suretiyle maktüle doğrulttuğu, sanığın 18.07.2015 tarihli uzmanlık raporunda belirtilen ateş etmesine engel bir mekanik arızasının bulunmayan ve tetik ağırlığı ortalama 2,1 kg'lık olup bu baskının uygulanması halinde fişeği patlatılabilecek nitelikte bulunan av tüfeği ile hedef gözeterek, maktulun boyun ve göğüs bölgesine ateş ettiği, atış mesafesinin yakın olması, sanığın tetiği çektiği anda silahın ateş alacağını bilecek durumda olması, basit bir dokunma ile ateşlenmesi mümkün bulunmayan av tüfeğiyle üzerine atılı eylemi işlediği ve eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının doğrudan öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmıştır.

2. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, sanığın tetik ağırlığının 2,1 kg olması nedeniyle basit bir dokunma ile tüfeğin ateşlenmesinin mümkün bulunmayan av tüfeğiyle maktule hedef gözeterek, maktulun boyun ve göğüs bölgesine ateş ettiği dikkate alındığında eylemin vasıflandırılmasında isabetsizlik bulunmadığı, savunma hakkının ihlalinin söz konusu olmadığı, sanık lehine haksız tahrik koşullarının oluştuğu anlaşıldığından katılanlar vekili ve sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Dosya kapsamına göre; sanık ile maktulün yakın arkadaş olup aralarında önceye dayalı husumet bulunmadığı, şakalaştıkları sırada sanığın maktulun göğsünü sıktığı, bu nedenle alkollü olmalarının da etkisiyle tartıştıkları, her ikisinin de eş zamanlı olarak araca yöneldikleri, maktulun aracın torpido gözünden tabancasını alıp doğrulttuğu sırada sanığın aracın bagajında bulunan av tüfeğiyle ateş ederek maktulu boyun ve göğüs bölgesinden yaraladığı olayda, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin ulaştığı boyut dikkate alındığında, haksız tahrik nedeniyle 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca, alt ve üst sınır arasında makul bir cezanın tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, üst sınırdan haksız tahrik indirimi uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde (3) nolu bentte açıklanan nedenle katılanlar vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri haksız tahrikin derecesi yönünden yerinde görüldüğünden Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli ve 2020/79 Esas, 2021/59 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2024 tarihinde karar verildi.