Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada, saklı tutulan bölümün tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada, saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 1. maddesinde yer alan “Bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz.“ hükmü ile dava tarihi itibariyle yürürlükteki HUMK.nun 4. maddesinin 1 fıkrasında yer alan "Alacağın bir kısmı dava olundukta, eğer son kısım ise, mahkemenin vazifesini tayinde müddeabihin kıymetine bakılır." hükmü dikkate alındığında davanın miktar itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanında kaldığı ve davalı idare vekilinin de cevap dilekçesi ile görev itirazında bulunduğu gözetilerek mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi
2) Kabule göre de,
Dava konusu taşınmaza, ilk dava tarihi esas alınarak değer biçildiğinden, hüküm altına alınan alacağa da ilk dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.