SUÇLAR: Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılan vekilinin 28.04.2010 havale tarihli dilekçesiyle, temyize edilen mesajlara ilişkin şikayette bulunması üzerine Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2013 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kamu davası açıldığı, devamla katılan vekilinin 28.09.2010 tarihli dilekçesiyle sanık tarafından 30/08/2010- 24/09/2010 tarihleri arasında hakaret ve tehdit içerikli mesajlar gönderildiğinden bahisle yeniden şikayette bulunması üzerine, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04/08/2011 tarihli iddianamesiyle hakaret ve tehdit suçundan açılan dava sonucunda Beykoz 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 29/01/2013 tarih, 2011/940 esas, 2013/2 sayılı kararıyla mahkumiyet hükmü kurulduğunun anlaşılması karşısında, sanığın her iki davaya konu edilen eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme suç hükümleri kapsamında kaldığı dikkate alınıp, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümde TCK'nın 43. maddesinin uygulanması sırasında, maddede öngörülen artırım miktarı aralığının geniş tutulması ve Beykoz 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 29/01/2013 tarih, 2011/940 esas, 2013/2 sayılı kararında tayin edilen cezaların mahsubuna karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a- Suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan TCK'nın 106/1-1 maddesinde düzenlenen tehdit suçu ile uzlaşma kapsamında olan hakaret suçlarının birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, yargılama sırasında suç vasfının değiştiğinden uzlaşma kapsamında olan TCK'nın 106/1. maddesinin 2. cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan hüküm kurulduğu, bu hali ile hakaret ve tehdit suçları yönünden uzlaştırma işlemi yapılması sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Sanığın savunmalarında, eşi olan katılanın kendisini aldattığı için davaya konu mesajları çektiğini belirtmiş olması karşısında, tarafların boşanma dava dosyasının getirtilmesi ve sanığın iddialarının araştırılması sonucunda hakaret suçu yönünden TCK'nın 129, tehdit suçu yönünden de aynı Kanunun 29. maddesinde düzenlenmiş olan haksız tahrik tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerekliliği,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/07/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.