Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamından; sanık tarafından suça konu yere ilişkin 05.12.2008 tarihli tapu kaydı ibraz edildiğinin ve orman bilirkişisi raporu ile suça konu yerde 03.05.2013 tarihinde kesinleşen 5831 sayılı kadastro kanunu ve 3402 sayılı yasa uygulamasında aplikasyon ve sınır düzeltme çalışması yapıldığının ve suç tarihinin de 20.12.2012 olduğunun anlaşılması karşısında; suç tarihi itibariyle suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu içerisinde kalıp kalmadığı, 03.05.2013 tarihinde yapılan düzeltme sonrası orman kadastrosu içerine dahil edilip edilmediği hususları şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.