Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23/02/2016 gün ve 2014/558 - 2016/160 sayılı kararı onayan-bozan Daire'nin 18/06/2018 gün ve 2016/13034 - 2018/4475 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, taraflar arasındaki mutabakatlara göre müvekkilinin davalı bankadaki hesabında 43.886,90 TL ana para + 366,65 TL kâr payı olmak üzere toplam 44.253,55 TL bulunması gerekirken yalnızca 5.216,05 TL'nin bulunduğunun göründüğünü, bu hususun düzeltilmesine ilişkin ihtarın davalı bankaya gönderildiğini, 7.227,51 TL kâr payı ile birlikte hesapta 29.427,51 TL olması gerektiğinin bankaca kabul edilerek müvekkiline kısmen iadenin gerçekleştirildiğini, ancak bakiye 9.609,99 TL'nin ödenmediğini, 44.253,55 TL bulunması gerekirken hesabın 5.216,05 TL'ye düşmesinin davalı banka çalışanlarının usulsüz işlemlerinden kaynaklandığını ileri sürerek 9.609,99 TL'nin ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının iddiasından sonra müvekkilince derhal soruşturma başlatıldığını, hesapta 43.886,90 TL bulunduğuna dair mutabakatların gerçeği yansıtmadığını, bu hesap mutabakatlarının yetkisiz kişilerce düzenlendiğini, 06.10.2009 tarihinde hesaptan 22.200 TL tutarında transfer gerçekleştirildiğini, 22.200.-TL'nin 30.10.2013 tarihine kadar kâr payının 7.227,51 TL olarak hesaplandığını, böylece davacının 29.427,51 TL alacağının ihtirazi kayıtla ödendiğini, hesaptaki paranın 44.253,55 TL'ye ulaşması imkanının bulunmadığını, davacının teminat mektupları için %0,8 komisyon oranında anlaşıldığı halde %1 oranında alındığı yönündeki beyanına itibar edilerek fazladan tahsil edilmiş gibi görünen 2.795,14 Euro, 1.264,51 USD, 632,27 TL'nin ihtirazi kayıtla davacıya ödendiğini, müfettiş incelemesinde ise işlemlerin davacının talimatı ile yapıldığının tespit edildiğini, davacının ekstrelere uzun süre itiraz etmediğini ileri sürerek, asıl davanın reddini, karşı davanın kabulü ile 30.059,78 TL'nin, 2.795,14 Euro'nun, 1.264,51 USD'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabından, talimatı olmadan alınan 22.200.- TL'nin kâr payı ilavesiyle birlikte 29.227,51 TL olarak davacı karşı davalı şirketin hesabına alacak kaydedildiği, davalı bankayı ilzam etmeyen ekstreye dayalı davacı-karşı davalının 9.606,99 TL tutarındaki isteminin yerinde olmadığı, davalı bankanın davacı karşı davalıya yaptığı ödemenin davacı karşı davalının zararının karşılar miktarda olduğu, bankadan bakiye alacak istenemeyeceği, davalı müfettişi tarafından, usulsüz işlem nedeniyle yapılan ödemelerden doğan 29.227,51 TL tutarındaki banka alacağının davalı banka çalışanı Gökhan Dursun'dan tahsili için gerekli yasal işlemlerinin yapılmasının önerildiği, davalı bankanın çalışanının yaptığı usulsüz işlemlerden sorumlu olduğu, bankanın usulsüz işlemleri kabullenerek davacıya ödeme yaptığı, ödemiş olduğu bedelleri davacı karşı davalıdan talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve karşı davanın reddine dir verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce asıl davada davacı yararına bozulmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı-karşı davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 11/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.