TCK’nın 158/1-f-son, 35/1-2,62,52/2,58 ve 53.
maddeleri uyarınca mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın internet üzerinden fiyatını 100 TL olarak belirlediği satılık cep telefonu ilanı vermesi üzerine, ilanı gören şikayetçinin sanık ile irtibata geçerek cep telefonu sipariş ettiği, sanığın kapıda ödemeli olarak kargo ile cep telefonu göndereceği konusunda şikayetçi ile anlaştığı, akabinde şikayetçi tarafından gelen kargo görevlisine 100 TL tutarındaki telefon bedeli ödenmesine rağmen, sanığın cep telefonu yerine değersiz bir adet saat göndererek haksız yarar sağladığı, bu suretle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın tevil yollu ikrar içeren savunması, şikayetçi beyanı, ilgili PTT Müdürlüğünden gelen cevabi yazılar ve ekleri ile tüm dosya kapsamına göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
...PTT Merkez Müdürlüğü’nün 19/06/2014 tarihli cevabi yazısına göre suça konu telefon bedelinin sanığın adına kayıtlı posta çeki hesabına yatırıldığının anlaşılması karşısında, sanığın haksız menfaati temin ettikten sonra, savcılık yazısına istinaden söz konusu hesaba bloke konulduğu anlaşılmakla, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalmayıp atılı suçun tamamlandığı dikkate alınarak, sanık hakkında tamamlanmış suç hükümlerine göre ceza tayin edilmesi gerekirken TKC’nın 35.maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın herhangi bir gerekçeye dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.