Mahkumiyet

1- Hakkında 2008,2009,2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan kamu davası açılan sanığın savunmasında; suçlamaları kabul etmediğini beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, sahte belge düzenleme suçunda, suçun oluşabilmesi için belgelerin vergisel bir işlemde kullanılması gerektiğinden, düzenlenen sahte faturaları kullanan mükellefler tespit edilerek haklarında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ve kamu davası açılıp açılmadığının araştırılması, varsa karşıt inceleme raporlarının getirtilmesi, dava açıldığının anlaşılması halinde duruşmaya getirtilerek incelenmesi ve bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya arasına alınması ve faturaların vergisel işlemde kullanılıp kullanılmadığı tespit edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,

2- Kabule göre de;
a) Aynı takvim yılında birden fazla fatura düzenlenmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak, sanık hakkında TCK'nin 43. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Hükümden sonra 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyizi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 06.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.