SUÇLAR: Konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, kasten yaralama

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ile sanığın temyiz istemlerinin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından sanık ile katılanlar vekilinin temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,

II- Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,

III-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm yönünden sanık ile katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1-Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e, 151/1, 116/1-4. maddeleri uyarınca kasten yaralama, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından hükümler kurulduğu, bu tarihte sanığın üzerine atılı mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarının uzlaşma kapsamında olmadığı, hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6373 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 1. fıkrasının b bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 151. maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı ve kasten yaralama suçundan da beraat kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan uzlaştırma işlemleri yerine getirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

2-Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesinde yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılanlar lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-18.06.2014 tarihinde kabul edilip 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekili ile sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 13.02.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.