HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ezine 1. Asliye Ceza Mahkemesi 18.02.2016 tarihli ve 2014/472 E., 2016/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 63 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; usule aykırı olan hükmün kaldırılması, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi talebiyle kararın bozulmasına ilişkindir.

1. Sanığın para karşılığı bir takım resmi belgelerin sahtelerini hazırladığı ihbarı üzerine sanığa ait ikamette icra edilen arama faaliyeti neticesinde birçok belge ve belge fotokopisi elde edildiği sanığın bu suretle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.

2. Sanığın ikametinde ele geçirilen belgeler üzerinde yaptırılan kriminal inceleme sonucunda Bursa Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen ekspertiz raporu uyarınca söz konusu belgelerden; ...adına düzenlenmiş üç adet lise diplomasının, ... adına düzenlenmiş bir adet lise diplomasının, ... adına düzenlenmiş bir adet lise diplomasının sahte olarak düzenlendiği ve aldatma kabiliyetine haiz olduğunun tespit edilmiştir.

3. Sanık savunmasında; işsiz olduğunu, tanıştığ... isimli kişinin bu işi yaptığını, evrakları düzenlemeyi bilmediğini, aldığı paray... isimli kişiye verdiğini tevilli olarak kabul etmiştir.

4. Mahkemece suça konu belgeler incelenmemiştir.

5. Yapılan yargılama sonunda gerekçeleri açıklanarak takdiren sanığın 5(beş) kez resmi belgede sahtecilik suçundan alt sınırdan cezalandırılmasına, hakkında takdiri indirim uygulanmasına ilişkin temyiz incelemesine konu hüküm kurulmuştur.

7. Suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulmadığı anlaşılmıştır.

1. Dosya içerisinde bulunan 29.11.2013 tarihli kriminal rapora göre suça konu belgenin düzenlemelerdeki şekil şartlarına uygun olduğu ve belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmekle tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir . Ancak ;

2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde ise her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak, somut olayda suça konu belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiklerine ilişkin delil bulunmadığının ve aynı anda ele geçirildiklerinin anlaşılması karşısında sanık hakkında tek bir belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve birden çok sahte belgenin düzenlenmesi ile kullanılması olgusunun 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden delillerin takdirinde hataya düşülerek sanık hakkında beş ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini ile sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Kabule göre; Sanık hakkında kısa süreli hapis cezası verilmemesine rağmen hapis cezasının kısa süreli olduğu belirtilerek hak yoksunluklarının uygulanmaması,

a. Belgede sahtecilik suçlarında, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tayin ve takdirinin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, mahkemesince suça konu belgelerin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve belge asıllarının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ezine 1. Asliye Ceza Mahkemesi 18.02.2016 tarihli ve 2014/472 E., 2016/168 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.