İNCELEME KONUSU
Mahkûmiyet
Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2018 tarihli ve 2017/398 Esas, 2018/141 Karar sayılı kararı ile; hükümlü hakkında asta müessir fiil suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 117 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 29 uncu maddesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yapılan itirazın reddine karar verilmek suretiyle 28.05.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.03.2021 tarihli ve 94660652-105-74-9676-2020-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.03.2021 tarihli ve KYB-2021/34719 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle,
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.03.2021 tarihli ve KYB-2021/34719 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
1. Hükümlü hakkında, (Kapatılan) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 28.02.2007 tarihli ve 2007/270 Esas, 2007/457 Karar sayılı kararı ile neticeten 5 gün hapis cezasından çevrili 100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, 08.02.2008 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 562 nci maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinde değişiklik yapan hüküm çerçevesinde, (Kapatılan) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 01.02.2010 tarihli Duruşmasız İşlere Dair Kararı ile, kesinleşen hüküm hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği; söz konusu kararın, yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 01.04.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Kararın kesinleştiği, ardından sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 07.07.2010 tarihinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçunu işlediğinin Ceyhan 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli ve 2010/1023 Esas, 2010/350 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2018 tarihli ve 2017/398 Esas, 2018/141 Karar sayılı kararı ile; (Kapatılan) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 01.02.2010 tarihli Duruşmasız İşlere Dair Kararı ile verilen ve açıklanması geri bırakılan hükmün 5 gün hapis cezası olarak açıklanmasına karar verildiği anlaşılmış ise de;
Sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 30.06.2006 tarihinde işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01.04.2010 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 07.07.2010 tarihleri arasında zamanaşımının 3 ay 6 gün süreyle, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince durduğu, sanık hakkında (Kapatılan) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 28.02.2007 tarihli mahkûmiyet hükmünden, durma süresi de eklenerek 04.06.2015 tarihinde 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı dolayısıyla hükmün açıklanması ihtimaline binaen dava dosyasının ele alınmasında, Mahkemece zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla 21.02.2018 tarihinde hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet kararı verildiği görülmüştür.
2. (1) numaralı bentte ayrıntılarına yer verilen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.