Davacının davasının reddine, asli müdahilin davasının açılmamış sayılmasına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, asli müdahilin davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
2007 yılındaki kadastro sırasında, Yünlüce Köyü 110 ada 1 ve 104 ada 1 parsel ... taşınmazlar ile Kılıç Köyü 142 ada 1 ve 141 ada 1 parsel ... taşınmazlar orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı vekili 07.10.2007 tarihli dilekçesi ile Yünlüce Köyü 2.049.614,75 m2 yüzölçümlü 110 ada 1 parsel ... taşınmazın, 4.900.180,10 m2 yüzölçümlü 104 ada 1 parsel ... taşınmazın ve Kılıç Köyünde bulunan 4.678.412,22 m2 yüzölçümlü 142 ada 1 parsel ve 1.825.347,19 m2 yüzölçümlü 141 ada 1 parsel ... taşınmazların kadimden beri yayla olarak kullanılan taşınmazlar olup Akıncılar Belediye Başkanlığına ait olduğunu belirterek orman olarak tapuda kayıtlı bu yerlerin tapusunun iptali ile davacı adına yayla olarak sınırlandırılarak özel sicile yazılmasını talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 12/3 üncü maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılan davada tapuya dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.04.2014 tarihli ve 2013/4875 Esas, 2014/4088 Karar ... ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "Anayasa Mahkemesinin 22.05.2013 tarihli ve 2012/108 Esas, 2013/64 Karar ... ilâm ile 31.08.1956 tarihli ve 6831 ... Orman Kanunu'nun, 05.11.2003 tarihli ve 4999 ... Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6. maddesiyle değiştirilen 11. maddesinin birinci fıkrasının “Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir. Bu süre hak düşürücü süredir.” biçimindeki üçüncü ve dördüncü cümlelerinin Anayasa’nın 13,35 ve 36. maddelerine aykırı olduğundan iptallerine karar verildiği,kararın 12.07.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandığı, yayımdan itibaren 6 ay sonra yürürlüğe gireceğinin düzenlendiği, 13.01.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve mahkemenin ret kararından sonra 26.02.2014 tarihli ve 6527 ... “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 01.03.2014 tarihli ve 28928 ... Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girdiği ve 6527 ... Kanunla, 31.08.1956 tarihli ve 6831 ... Orman Kanunu'nun 11. maddesinin somut davayı ilgilendiren birinci fıkrasının, “Orman kadastro komisyonlarınca alınan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar askı suretiyle otuz gün süre ile ilân edilir. Bu ilân ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak ve haritalara karşı itirazı olanlar; askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemelerinde, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açabilirler. İlân süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar kesinleşir. Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” şeklinde değiştirildiği,getirilen bu yeni düzenlemeye göre, tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıllık süre içerisinde tapuya dayalı olsun veya olmasın kadastrodan önceki sebeplere dayalı olarak dava açılabileceği, eldeki davanın, 3402 ... Kadastro Kanununun 5304 ... Kanun ile değişik 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucu orman olarak tescil edilen taşınmaza karşı on yıllık süre içerisinde açılmış olup, kanundaki değişikliğin derdest davalarda da uygulanması gerektiğinden tapu kaydı koşulu aranmaksızın işin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Bozma ilamından sonra asli müdahil olarak davaya katılan ... Muhtarlığı, dava konusu taşınmazların kendi köylerinin hayvan otlatma alanları olduğunu belirterek taşınmazların tapularının iptaline ve köyleri adına mera vasfı ile tescillerine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davacının davasının reddine, asli müdahil ... tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davacı ... Başkanlığının temyiz itirazları bakımından;
İlk Derece Mahkemesince verilen gerekçeli kararın, hükmü temyiz eden Davacı ... Başkanlığına 18.12.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen hükmün davacı tarafından temyiz süresi dolduktan sonra 03.01.2020 tarihinde temyiz edilmiş olduğu,davacının dilekçesinde katılma yolu ile temyiz isteminde de bulunmadığı anlaşıldığından temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı ... İdaresinin temyiz itirazları bakımından;
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller İlk Derece Mahkemesince takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasına göre, kendisini vekille temsil eden davalı ... İdaresi vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış ve hükmün 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Ek Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı ... İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 5. bendinde geçen "...Davalı Hazine kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı ve asli müdahilden alınarak anılan davalıya verilmesine," ifadesi çıkarılarak yerine "...Davalı Hazine ve Orman İdaresi kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olduğundan ve ret sebebi ortak olduğundan, AAÜT uyarınca 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı ve asli müdahilden alınarak anılan davalılar Hazine ve Orman İdaresi verilmesine, " ifadesinin eklenmesine, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 6100 ... Kanun'un 304 üncü maddesi 1086 ... Kanun'un 438/7 nci fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacı ... Başkanlığına iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.