HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2016/69 Esas, 2016/184 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılan ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, ayrı ayrı 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

2. Sanıkların katılan ... Yılmaz'a yönelik dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,

Karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanıkların kamu kuruluşunu aracı kılarak işlemiş oldukları eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında olması nedeniyle davaya bakma görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu, bu nedenle Asliye Ceza Mahkemesince verilen hükmün görev yönünden de yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

1. Sanık ... Yılmaz'ın temyiz istemi, mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına,

2. Sanık ...'ın temyiz istemi, atılı suçu işlemediğine, şikayetçilerin soyut beyanları dışında delil bulunmadığına, bu nedenle kararın bozulması talebine,

3. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanıkların şikayetçi ...'e yönelik eylemleri nedeniyle B.Ş.nin tanık olarak beyanı alındıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile verilen beraat kararlarının bozulmasına,
İlişkindir.

1. Sanıkların, şikayetçilere ait konutlara gidip kendilerin... görevlisi olarak tanıtarak elektrik sayaçlarının eski olduğunu ve değişmesi gerektiğini söyleyerek şikayetçilerden para istedikleri, katılan ...'in sanıklara 200,00 TL para verdiği, katılan ...'in ise parası olmaması nedeniyle vermediği, bu şekilde sanıkların dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla haklarında kamu davaları açılmıştır.

2. Mahkeme tarafından sanıkların savunmaları, şikayetçilerin beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların ...'den para almadıkları, suça teşebbüs ettiklerine dair cezalandırılmalarına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle ...'e yönelik eylemleri nedeniyle beraat, katılan ...'e yönelik eylemlerinin ise sabit olduğu kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

Sanıkların kendilerin... görevlisi olarak tanıttıkları, ancak bu kuruluşun maddi varlığı olan kimlik vb. herhangi bir belgeyi olayda kullanmadıkları anlaşılmakla, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu belirlenerek inceleme yapılmış, bu hususta bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

A. Sanıkların Katılan ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.10.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Sanıkların Katılan ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanıkların Temyizi Yönünden
Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri zorunluluğu, nedeniyle temyize konu kararlar hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanıkların Katılan ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2016/69 Esas, 2016/184 Karar sayılı kararlarına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanıkların Katılan ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanıkların Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2016/69 Esas, 2016/184 Karar sayılı kararlarına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2024 tarihinde karar verildi.