SAYISI: 2020/564 Esas - 2021/158 Karar
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı ... adına kayıtlı aracın 26.06.2012 tarihinde dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeyken davalı polis memuru yayaya çarpması sonucu davalı ...'ın yaralandığını, davalı tarafından yaralanma nedeniyle davacı ... aleyhine tazminat davası açıldığını, davacı tarafından mahkeme kararına istinaden davalıya tazminat ödemesi yapıldığını, ancak aracın sürücüsü olan dava dışı kişinin ehliyetsiz olması ve araç maliki ...'in aracı satış işlemleri için başkalarına teslim etmesi ve işleten sıfatının olmadığının anlaşılması nedeniyle davalı yayaya ödenen tazminatın teminat dışı kaldığını, ödenen miktarın istirdatı gerektiğini, bu amaçla başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2014/20115 sayılı dosyası ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile en az %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 22.02.2021 tarihli duruşmada, davalı ... hakkında açılan davanın tefrikiyle ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalıya husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davacı ... şirketinin işleten sıfatı olan ...'e dava açması gerektiğini, davalıya yapılan ödeme yönünden teminat dışı sayılan hallerden hiçbirinin dava konusu olayda gerçekleşmediğini, talebin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından başlatılan kötüniyetli icra takibi nedeniyle davacının en az %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ve davalı ile vekili arasındaki akdi vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı ...'a mahkeme kararına istinaden tazminat ödediği, aracın fiili hakimiyetinin dava dışı şahıslara geçtiği hususuna ilişkin dosyada delil bulunmadığı, aracın satışı için düzenlenen vekaletnamenin tek başına fiili kullanım hakkının devredildiği ve ...'in işleten sıfatının kalktığını ispatlamaya yeterli olmadığı, bu nedenle davalı ... yönünden yapılan icra takibinin haksız olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından kötüniyetli icra takibi yapıldığının ispat edilememiş olduğu, davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davalı ...'ın kötüniyet tazminatı isteminin şartlar oluşmadığından reddine, davalı lehine 4.080,00 TL vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin ilk kararında davanın reddedildiğini, davalı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedildiğini, bu kararın davalı tarafından istinaf edildiğini, istinaf incelemesi sonucu işleten ... yönünden açılan davanın tüketici mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle dosyanın tefrik edilmek üzere gönderilmesine karar verildiğini, ... yönünden açılan davanın tefrik edildiğini, eldeki dosyada davalı ... yönünden ilk derece mahkemesi tarafından yeniden verilen kararda davanın reddine karar verilmesine rağmen davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, bu durumun ilk karara yönelik istinaf yoluna başvuran davalının usuli kazanılmış hakkını zedelediğini, ayrıca davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu, bu nedenle kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, ayrıca davalı ile vekili arasındaki akdi vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesince verilen ilk karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvuru yapılmamış olması ve davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olması nedeniyle bu davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, davalı ... yararına oluşan usuli kazanılmış haklar ve davacı tarafın ilk karara karşı istinaf yoluna başvuru yapmadığı gözetilmeden ilk karardakinden daha az vekalet ücreti takdir edilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle; davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davalı ...'ın kötüniyet tazminatı isteminin şartları oluşmadığından reddine, davalı ... yargılamada vekil ile temsil edildiğinden reddine karar verilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 15.876,28 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu, bu nedenle kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, ayrıca davalı ile vekili arasındaki akdi vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
davacıya ZMMS poliçesi ile sigortalı, hakkında tefrik kararı verilen ... adına kayıtlı aracın yapmış olduğu trafik kazası nedeniyle davalı ...'ın yaralanması sonucu davacı tarafından davalı ...'a mahkeme kararına istinaden tazminat ödemesi yapıldıktan sonra araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğu iddası ile rücuen hakkında tefrik kararı verilen ...'ten ve ...'in aracı satış işlemleri için başkalarına teslim ettiği ve işleteni olmadığı ve ödenen tazminatın teminat dışı kaldığı iddialarına dayalı alacağın davalı ...'tan tahsili için başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 323 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 inci maddesinin ikinci fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.