2.Mapfre Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... ...
3.... vekili Avukat ...
4.... Un Fabrikası Sanayi Ticaret A.Ş.
vekili Avukat ...

SAYISI: 2020/80 Esas, 2021/156 Karar

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm ve maddi hasar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne, manevi tazminat yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ile davalı ... ile ... Un Fabrikası Sanayi Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'in eşi, diğer davacıların babası olan muris...'in sürücüsü ve işleteni olduğu, davalı ... AŞ'nin ZMSS sigortacısı olduğu araç ile davalılardan ...nın sürücüsü, davalı ... Un Fabrikası Sanayi Ticaret A.Ş.'nin maliki, davalı ...Ş.'nin ZMSS sigortacısı olduğu aracın 17.10.2014 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu muris...'in hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, davacı ... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminıtı ile 10.000,00 TL manevi tazminatın; davacı ... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 10.000,00 TL manevi tazminatın; davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın;... plakalı araçta meydana gelen 3.675,00 TL maddi hasarın davalı ... Un Ltd. Şti. Cemal Apracı ve Axa Sigorta AŞ.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline; davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı ... şirketlerinin maddi zararlara ilişkin poliçe limiti dahilindeki sorumluluğu ve kusur oranlan göz önüne alınarak manevi tazminattan sigorta şirketleri sorumlu değildir.) karar verilmesi isteminde bulunmuş, ıslahla taleplerini davacı eş ... bakımından bakiye 142.222,77 TL, davacı kız ... bakımından bakiye 15.715,54 TL destek tazminatı olmak üzere toplam 157.938,31 TL'ye yükseltmiştir.

Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İlk Derece Mahkemesinin 02.07.2019 tarihli ve 2014/1385 Esas, 2019/650 Esas sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacı ... için 142.222,77 TL ve davacı ... için 15.715,54 TL olmak üzere toplam 157.938,31 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... dışındaki davalılardan (davalı ... şirketinin olay tarihindeki ZMSS trafik poliçesi ölüm teminatı klozu limitiyle sınırlı olarak ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılar ... ve ...e’e ödenmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı kabulü ile her bir davacı için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, davacıların... plakalı araçtaki maddi hasara ilişkin maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.675,00 TL'in davalı ...Ş. bakımından olay tarihi itibariyle geçerli araç başına maddi zarar klozu teminat limitiyle sınırlı olmak üzere ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalı ...... bakımından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar Cemal... ve Axa Sigorta A.Ş. den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istem bakımından konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş, davalı ...Ş, davalılar Cemal... ve ... un Fabrikası San. Ve Tic. Ltd. Şit. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ve 2020/41 Esas, 2020/163 Karar sayılı kararıyla; davalı ...Ş'nin istinafı yönünden, 08.05.2017 tarihli ibraname ve feragatname başlıklı belge ile davacı vekilinin olayda %70 kusurlu olan davalı ... tarafından bu kusura karşılık gelen tazminatın ödendiği, bu taleplerin konusuz kaldığı, davaya sadece %30 kusurlu davalılar ve manevi tazminat yönünden davaya devam edildiği, bu kısım yönünden hüküm kurulması gerektiği,, davalı ... vekilinin kusura yönelik itirazının yerinde olmadığı, takdir edilen manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olup davalı ... vekilinin istinaf itirazının yerinde olmadığı, davalı ... vekili ile Axa Sigorta A.Ş vekilinin aktüerya raporu ve içeriğine yönelik itirazları yönünden desteğin geliri yönünden yeterli araştırma yapılmadığından bu konuda uzman makine mühendisi bilirkişi veya vinç imalatı işletmeleri konusunda ehil bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılması gerekirken asgari ücretin iki katı kazanç elde edeceğinden bahisle hesaplama yapılması yanlış olduğundan davalıların bu yöndeki istinafının yerinde olduğu, yerleşik içtihatlara göre destek gören eşin kaza tarihindeki yaşına göre AYİM evlenme ihtimali tablosundaki belirlemelerin esas alınması gerekli olup hükme esas alınan aktüer raporunda ise değerlendirmenin rapor tarihine göre hazırlandığından davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu, davalı ... vekilinin tereke mallarının mahsup edilmesi gerektiğine yönelik itirazının yerinde olmadığı, davalı ... vekilinin desteğin emniyet kemerinin takılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik itirazı yönünden kaza tespit tutanağında bu hususun tespit edilemediği, davalının da bu yönde bir delil sunmadığı anlaşılmakla yerinde görülmediği, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi ve davanın kısmi dava olduğuna yönelik istinaf yönünden, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açtığı, asıl ve ıslah edilen kısım yönünden dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde olduğu, kararın sadece davalı tarafça istinaf edildiği, davacılar tarafından yapılan bir istinafın bulunmadığı gözetilerek kazanılmış haklara halel gelmemek suretiyle davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesi gerektiği gerekçesiyle; davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi ve kazanılmış haklara halel gelmemek suretiyle değerlendirme yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı eşin evlenme ihtimalinin rapor tarihindeki verilere göre belirlenmesi gerektiği bildirilmişse de davacı eşin kaza tarihinde 38 yıl 1 ay 2 gün olduğu, AYİM tablosuna göre evlenme ihtimalinin %9 olduğu, kaza tarihi itibariyle 18 yaşından küçük bir çocuğunun olması nedeniyle evlenme ihtimalinin %9- %5= %4 olduğu, bu bakımdan her ne kadar bilirkişilerin rapor tarihine göre evlenme ihtimalinin belirlenmesi gerektiği yönünde hatalı değerlendirme yapmışlarsa da bu değerlendirmenin hesaba etkisinin olmadığı, zira hesaplamada evlenme ihtimalinin %4 olarak alındığının anlaşıldığı, her ne kadar davacılar vekili tazminat hesabında bilinen dönemin 31.12.2018 tarihine kadar hesaplandığını, hesaplamada 2021 yılı asgari ücret verilerinin dikkate alınması gerektiğini, davacı ...'ün üniversite öğrencisi olması nedeniyle 25 yaşına kadar destek alacağı ileri sürülmüşse de önceki kararın davacılar tarafından istinaf edilmemesi nedeniyle davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu bakımdan önceki karara esas alınan 03.01.2019 tarihli rapordaki verilerin dikkate alınması gerektiği, 03.01.2019 tarihli hesap raporunda bilinen dönemin 31.12.2018 tarihinde son bulduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, bu nedenle 04.01.2021 tarihli raporda da bilinen önemin 31.12.2018 tarihinde son bulduğunun kabul edilmesinin davalılar lehine usuli kazanılmış hakkın gereği olduğu, yine davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle davacı ...'in üniversite öğrencisi olması nedeniyle destek süresinin 25 yaşında sona ereceğinin kabul edilmesinin ve 2021 yılı asgari ücret verilerine göre hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle; davacıların % 70 kusura isabet eden ve davalı ...Ş. tarafından ödenen 211.897,33 TL'lik maddi tazminat davaları konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacıların %30 kusura isabet eden maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... için 119.078,60 TL ve davacı ... için 13.199,29 TL olmak üzere toplam 132.277,89 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...Ş. yönünden kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS poliçesi ölüm teminat klozu limitiyle sınırlı olmak kaydıyla ve dava tarihi olan 22.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...... ile davalı ... Un Fabrikası San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden ise kaza tarihi olan 17.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, Mapfre Sigorta A.Ş. dışındaki tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılar ... ve ...e’e ödenmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı kabulü ile her bir davacı için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, davacıların... plakalı araçtaki maddi hasara ilişkin maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.675,00 TL'in davalı ...Ş. bakımından olay tarihi itibariyle geçerli araç başına maddi zarar klozu teminat limitiyle sınırlı olmak üzere ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalı ...... bakımından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar Cemal... ve Axa Sigorta A.Ş. den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istem bakımından konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

D. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ...... ile davalı ... Un Fabrikası San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; hesap raporunda hatalar olduğunu, bilinen dönemin hatalı hesaplandığını, 2021 yılı asgari ücretin esas alınması gerekirken 2018 yılının esas alınmasının doğru olmadığını, davacı ... yönünden yeniden evlenme ihtimalinin %4 olarak alınmasının hatalı olduğunu, davacı ...'ün destek süresinin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin isabetli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı ...... ile davalı ... Un Fabrikası San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; kusur oranlarına itiraz ettiklerini, kusura ilişkin alınan bilirkişi raporunda davalının hızının 70 km/s olduğundan bahisle davalıya %30 oranında haksız ve mesnetsiz kusur atfedildiğini, söz konusu kusur oranının fahiş olduğunu, raporun yetersiz inceleme ile hazırlandığını, olay tarihi, müteveffanın kusuru, kazanın oluş şekli ve kusur oranları birlikte değerlendirildiği kusur oranına göre fahiş nitelikte manevi tazminat belirlendiğini, maddi tazminatın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılar vekilinin kusura ve manevi tazminat miktarına yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, desteğin vinç imalatı ve tamiratıyla ilgili işyeri sahibi olduğu, kaldırma kararı doğrultusunda buna uygun rapor alındığı, her ne kadar ilk kaldırma kararında yerleşik içtihatlar gereğince evlenme ihtimali oranları belirlenirken destek gören eşin kaza tarihindeki yaşına göre AYİM evlenme ihtimali tablosundaki belirlemelerin esas alınması gerekmekte olup hükme esas alınan aktüer raporunda bu değerlendirmenin rapor tarihine hazırlandığı belirtilerek kaldırma kararı verilmiş ise de Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin görüş değişikliğine giderek dul kalan eşin yeniden evlenme ihtimalinin hesap tarihindeki yaşı üzerinden hesaplaması yönünde olduğu ve aktüer raporun da bu yönde olduğu anlaşılmakla itirazın yersiz olduğu, davacı her ne kadar 2021 yılı verilerinin esas alınması gerektiği ve konusuz kalan maddi tazminat için aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi ve çocuğun destek yaşının 25 yaş olması gerektiğini ileri sürekte ise de ilk verilen karara yönelik olarak davacılar tarafından istinaf harcının yatırılmaması nedeniyle istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu durumda davacıların aleyhe istinafının olmadığı, bu durumun davalılar açısından kazanılmış hak teşkil ettiği, her ne kadar kaldırma kararından sonra alınan raporda desteğin asgari ücretin 2,07 katı kazancı olduğu saptanmış ise de kazanılmış hak gereği ilk hükümdeki gibi asgari ücretin 2 katı olarak hesaplama yapılması, davacının itiraz etmediği için destek süresinin 22 yaş olarak hesaplanması ve konusuz kalan maddi tazminat için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hususlarının kazanılmış hak teşkil ettiği (kaldırma kararının sadece aktüerya raporuna yönelik yapıldığı) gözetilerek karar verilmesinde usule aykırılık olduğu, zira kaldırma kararından önce verilen ilk kararın davacı tarafça istinaf edilmeyerek davacı yönünden kesinleşmiş ve hüküm davalı tarafın yararına kaldırılmış olmakla kaldırma kararıyla birlikte davalı yararına kazanılmış hak doğduğu, aksi halde davalı yararına hükmün kaldırılmasından sonra güncel verilerle yeniden hesap yapılmasının istinaf itirazı kabul edilen davalının aleyhine olacağı, kaldı ki tazminata esas alınan verilerde kök rapordan farklı bir değişiklik olmadığı, bu nedenle kaldırma kararı sonrasında alınan raporda kaldırma ilamı doğrultusunda kaldırma kararı öncesi hükme esas alınan raporda kullanılan veriler kullanılarak rapor düzenlenmesinin doğru olup mahkemenin ilk hükmünü istinaf edenin sıfatı gözetilmeksizin istinaf eden aleyhine olacak şekilde yeni güncel verilerin kullanılarak daha yüksek tazminatın hesaplanmasının davalı aleyhine olacağı, açıklanan nedenlerle kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekili ile davalılar Cemal... ve ... Un Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hesap raporunda hatalar olduğunu, bilinen dönemin hatalı hesaplandığını, 2021 yılı asgari ücretin esas alınması gerekirken 2018 yılının esas alınmasının doğru olmadığını, davacı ... yönünden yeniden evlenme ihtimalinin %4 olarak alınmasının hatalı olduğunu, davacı ... yönünden en son asgari ücrete göre güncelleme yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

trafik kazası sonucu ölümden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 323 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,53 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.