Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine hükmedilmiş olup, bu kez davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı ... ve arkadaşları vekili, dava dilekçesinde özetle; davacılar tarafından 30 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyet olunarak kullanılan ve orman sayılmayan yerlerden olan taşınmazların, ... il Kadastro Müdürlüğünün 25.09.2013 askı tarihli, Orman Kadastro Haritalarındaki Teknik Hataları Tespit ve Düzeltme çalışması neticesinde orman içerisine alındığını, bu çalışmanın hatalı olduğunu, taşınmazların 1938 yılında yapılan tahdit çalışmasında orman sınırları dışında bırakıldığını, gerek aplikasyon, gerek 6831 ... Orman Kanunu' nun 2/B maddesi çalışmaları ve gerekse sınır düzeltmeye ilişkin çalışmalar ile orman tahditi dışında bırakılan bir yerin orman sınırları içine alınmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, taşınmazların orman olduğuna dair orman kadastrosu tespitinin iptaline, bu yerlerin davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazların 6292 ... Yasa uygulaması neticesinde siyah okla gösterilen mavi noktalı hatalı eski orman tahdit hattının batısında ve tamamen orman alanında kaldığı, 6292 ... Yasa çalışmaları kapsamında evvelce hatalı yapılarak orman kadastro paftalarına işlenmiş hatalı orman tahdit hattının düzeltilerek, 3116 ... yasa uygulamasına ait orman tahdit hattına uygun hale getirildiği ve yapılan çalışmanın 6292 ... Kanunun 11 inci maddesinin onuncu fıkrası kapsamına uygun olduğu " gerekçesiyle, 6292 ... Kanun uyarınca yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataları düzeltme çalışmalarındaki ... / Rumeli Feneri 538 parsel ve 537 parsele komşu parsel numarası verilmemiş alana ilişkin tespitin iptaline yönelik açılmış olan davanın reddi ile parsellerin tamamının orman sınırları içerisinde kaldığının tespitine karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, " davacıların kullanımında bulunan taşınmazların tamamının 3116 ... Kanuna göre yapılan orman tahdit çalışmalarında tahdit içinde bırakıldığının sabit olduğu ve 1946 hava fotoğrafı ile de bu hususun doğrulandığı, daha sonra 2896 ... Kanuna ile hatalı aplikasyon yapılarak dava konusu taşınmazların orman tahdit sınırları dışına çıkarılmalarının hukuken geçersiz olduğu, 6292 ... Kanunun 11 inci maddesine göre yapılan teknik hataların düzeltilmesi işleminde de bu hatalı aplikasyona değer verilmeyerek 3116 ... Kanuna göre yapılan orman tahdit çalışmalarının esas alınmasının doğru olduğu " gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davacıların kullanımında bulunan taşınmazların tamamının 3116 ... Kanuna göre yapılan orman tahdit çalışmalarında tahdit içinde bırakıldıkları ve daha sonra 2896 ... Kanunla hatalı aplikasyon yapılarak dava konusu taşınmazların orman tahdit sınırları dışına çıkarıldıkları, 6292 ... Kanunun 11 inci maddesine göre yapılan teknik hataların düzeltilmesi işleminde de bu hatalı aplikasyona değer verilmeyerek 3116 ... Kanuna göre yapılan orman tahdit çalışmalarının esas alınmasının doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de, benzer gerekçeyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamında alınan iki ayrı bilirkişi raporundan ilkinde, davacılar tarafından kullanıldığı belirtilen yerleri gösteren koordinatlı krokinin bulunmadığı ve 3316 ... Kanuna göre yapılan orman kadastrosu tutanağında bahsedilen Hasanpaşa Konağının yerinin tespitinin gerektiği gerekçeleriyle kesin sonuca ulaşamadığı, ikinci raporda ise "6292 ... Kanun'un 11/10 uncu maddesi uyarınca yapılan çalışmalarda, evvelce hatalı yapılarak orman kadastro paftalarına işlenmiş hatalı orman tahdit hattının düzeltilerek, 3116 ... yasa uygulamasına ait orman tahdit hattına uygun hale getirildiği ve yapılan çalışmanın 6292 ... Kanunun 11 inci maddesinin onuncu fıkrası kapsamına uygun olduğu ve bu çalışmalar sonucu çekişmeli taşınmazların tamamının orman tahdit sınırları içinde kaldığı" açıklandıktan sonra, yine aynı raporda "3116 ... yasa uygulamasında ... taşınmazının bir kısmı dışındaki diğer çekişmeli taşınmazların orman tahditi içerisinde kaldığı " belirtilerek, raporun kendi için çelişki oluşturulduğu anlaşılmakta olup, ayrıca bahsedilen orman tahdit, aplikasyon ve düzeltme çalışmaları, dava konusu taşınmazların konumunu da gösterir şekilde tek bir kroki üzerinde çakıştırılarak gösterilmediğinden raporun denetime elverişli olduğundan da söz edilemez. Bu şekilde yetersiz ve kendi içinde çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiş olması doru görülmemiştir.
Öte yandan; davacı vekilinin dava dilekçesi içeriğinden, davanın, sadece 6292 ... Kanun'un 11/10 uncu maddesine göre yapılan düzeltme çalışmalarına itiraza yönelik olmayıp, tescil talebinin de bulunduğu anlaşılmakta olup İlk Derece Mahkemece, davacıların tescil talepleri hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması da usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan ilk orman tahdidine, sonraki aplikasyon, 6831 ... Kanun' un 2 inci ve 2/B maddesi uygulamaları ile 6292 ... Kanun'un 11/10 uncu maddesi uyarınca yapılan düzeltme çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanaklarının ve taşınmazın bulunduğu yeri orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit haritaları getirtilerek dosya ikmal edilmeli; bundan sonra mahallinde, halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi ve bir fen elemanının katılımıyla keşif yapılmalıdır.
Yapılacak bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon, 6831 ... Kanun' un 2 nci maddesi ve 2/B maddesi uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 8-10 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, ilk orman kadastrosu, aplikasyon, 6831 ... Kanun' un 2 nci maddesi ve 2/B maddesi uygulaması, 6292 ... Kanun'un 11/10 uncu maddesi uyarınca yapılan düzeltme çalışması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, dava konusu taşınmazın ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma ve düzeltme haritasına göre genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritaları arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenerek, çelişki bulunmakta ise tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı ve bundan sonra, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek 6292 ... kanunun 11/10 uncu maddesine göre yapılan düzeltme çalışmasına itiraz davası bakımından ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalı; ayrıca dava dilekçesinde aynı zamanda dava konusu taşınmazın tescili de talep edildiğinden, tescil talebi bakımından kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek, mülkiyete ilişkin bu dava yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf isteminin esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... HMK'nın 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.