SUÇLAR: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli ve 2012/1062 Esas, 2014/488 Karar sayılı kararıyla hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62,52,51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... Karahan hakkında ise delil yetersizliğinden beraatine karar verilmiştir.
Katılanlar vekilinin temyiz talebi, her iki sanık yönünden eksik inceleme ile hükümler kurulduğuna ilişkindi
Sanık ... müdafiinin temyiz talebi, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
1. Sanıkların katılana ait Efor Tekstil isimli iş yerinde çalıştıkları ve kendilerine hizmet ilişkisi gereğince tevdi edilen malların haricen tasarruf ettikleri, dışarıya sattıkları ve birlikte hareket ederek katılanın güvenini kötüye kullanıp menfaat temin ettikleri iddia olunmuştur.
2. Sanıklar atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Katılan şirketin yetkilileri tarafından düzenlenen 09.06.2010 tarihli sayım tutanağı dosya arasındadır.
4. Katılan vekili tarafından şirkete ait barkotlar, bir kısım bilgisayar dökümanları dosya arasına alınmıştır.
5. Dosya Bilirkişi Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...e tevdii edilmiş, 20.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda, katılan şirketin bilgisayar kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde sanık ... (...) ...tarafından saat 15,07 ve 03.01.2010 tarihinde girdiği fiş detayında merkeze iade olarak kayıtlara geçtiği toplam 322 mal miktarının Çemberlitaş Şubesinden iade olarak yer aldığı 29.08.2009 tarihinde kayıt edildiğinin görüldüğü, muhasebede dönemsellik kavramına aykırı olarak 2010 yılında yapılan iade işleminin 2009 yılına işlenmesinin muhasebe ilkelerine aykırılığını açık olduğu merkezde bilgi işlemdeki görevlinin bu kuralı bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna bilgisayar kayıtları üzerinden Şennur (...) ...tarafından girilen fiş irdelendiğinde dönem olarak kayıtlara 05.10.2009 tarihi itibari ile stok giriş kartından defolu olarak 322 adet mal girişinin yapıldığının tespit edildiği, 15: 07 de Çemberlitaş Şubesinden iade olarak 2009 yılı stoklarına kayıt edilen 322 adet malın 43 dakika sonra stoklarda defolu olarak işlem gördüğü bunun tek düzen muhasebe mantığına aykırı olduğunun anlaşıldığı, 322 adet emtianın defolu olarak merkeze iade işleminin reeli yansıtmadığı stok kayıtlarının ilgili takvim yılı yerine önceki takvim yılına girilmesinin bu işlemin gerçeği yansıtan bir işlem olmadığının açık olduğunu, satılan ve stokta olmayan ürünlerin önce merkeze iade kısa bir süre sonra da defolu mallar olarak intikal ettirilip stoklarda işlem görmesinin gerçeği yansıttığından söz edilemeyeceğinden defolu malların stoklardan çıkarıldığı ve stok kalemlerinde olmadığının anlaşıldığını sanık ... (...) Gencer'in bilgi işlem görevlisini şirketin geriye dönük mal giriş ve çıkışlarını incelediğinde 2009 yılının 8.ayında 324 adet ürünün Çemberlitaş Şubesinden toplu iade girişi yapıldığının tespit edildiğinin anlaşıldığını, sonuç olarak şirketin Çemberlitaş Şubesi'nde sorumlu müdür olarak çalışan sanık ... ve şirket merkezinde bilgi işlemde çalışan görevli sanık ... ...'in atılı fiili işledikleri kanaatini bildirmiştir.
6. Mahkeme sanık ...'in atılı suçu işlediği gerekçesi ile mahkûmiyetine, sanık ...'un ise Cemberlitaş mağazasında yapılan ve kayıtlara geçmeyen satışlarla ilgili olduğunun düşünülemeyeceği, aksi kanıtlanamayan sanık savunmasına göre sanığın bilgisayarına kendi dışında giriş yapılmış olabileceği, neticede sanığın atılı suçu işlediği yönünde cezalandırılmasına yeterli somut delil bulunmadığı gerekçesi ile beraatine karar verilmiştir.
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden,
1. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Sanık kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak beraat hükmünün dayanağı olan kanun maddesinin gösterilmemesi" dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden,
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli ve 2012/1062 Esas, 2014/488 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına " Sanık ... ... in atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden" ibaresinin ardına "5271 sayılı CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli ve 2012/1062 Esas, 2014/488 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.