HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2014/741 Esas, 2016/88 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
a. Resmi belgeyi bozmaK, yok etmeK veya gizlemek suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 205 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, karar verilmiştir.
b. Silahla tehdit ve hakaret suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
1. Sanık atılı suçu işlemediğini, aralarında hukuki ilişki bulunduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir.
2. Katılan vekili sanığın üzerine atılı silahla tehdit ve hakaret suçlarını işlemesine rağmen hakkında verilen beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükümleri temyiz etmiştir.
1. Katılan ile sanık arasında daha öncesinden alacak verecek meselesi olduğu, suç tarihinde sanığın, katılana borcunu ödeyeceğini söyleyerek katılanı iş yerine çağırdığı, iş yerinde katılana senedi getirip getirmediğini sorduğu, katılanın getirdiğini belirtmesi üzerine, senedi istediği, katılanın senedi sanığa verdiği, sanığın da ödeme yapmadan senedi alarak yırttığı, katılanın neden yırttığını sorması üzerine adli emanette kayıtlı bıçağı çıkartarak tehdit ve küfür ederek katılanın üzerine doğru yürüdüğü, katılanın alınan ifadesinde şikayetçi olduğu, böylelikle de sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddiasıyla sanık hakkında atılı suçlardan kamu davası açılmıştır.
2. Mahkemece, sanığın üzerine atılı resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçunu işlediği, sanığın üzerine atılı tehdit ve hakaret suçlarını işlediğine dair savunmanın aksini kanıtlar her türlü kuşkudan uzak, yeterli, ikna edici delil elde edilemediği, kabul edilerek temyize konu hükümler kurulmuştur.
A. Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçu yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Silahla tehdit ve hakaret suçları yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.02.2015 sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
A. Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçu yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Silahla tehdit ve hakaret suçları yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.