Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2013/352 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43,62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafii; sanık hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sanığın kastının bulunmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

1. Sanığın katılan ...'in amcası olduğu, Essen Başkonsolosluğuna müracaat ederek 2008 yılında tanzim edilen TR-U506737 seri nolu pasaport ile 2012 yılında tanzim edilen U-06310676 seri nolu e pasaportu katılanın kimlik bilgileri ile ancak kendisine ait fotoğrafı kullanmak suretiyle sahte olarak çıkarttığı ve en son 06.12.2012 tarihinde ... Havalimanın'da bu pasaportu kullandığı ayrıca sanığın Türkiye'ye ele geçirilemeyen pasaportlar ile yine ... başta olmak üzere İstanbul Sabiha Gökçen ve İstanbul Atatürk Havalimanlarından giriş çıkış yaptığı böylece sanığın zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

2. Mahkemece yapılan yargılamada neticesinde; sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatine varılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2013/352 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2024 tarihinde karar verildi.