Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 09.04.2013 tarih 2012/886 Esas, 2013/322 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin 5 inci fıkrası gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında verilen cezasının açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiş, anılan karar 29.04.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

2. Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/455 Esas, 2016/565 Karar sayılı kararı ile açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün açıklanarak sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak mahrumiyetlerine,hükmedilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; suçun maddi,manevi unsurlarının oluşmadığı ve eksik inceleme, araştırma neticesi verildiğine ilişkindir.

1.Şikâyetçinin damadı olan sanık tarafından, rızası bulunmadan adına bir GSM hattı çıkarttığını beyanla şikâyetçi olduğu,her ne kadar bilirkişi raporunda GSM abonelik sözleşmesindeki imzanın şikâyetçi ya da sanığa ait olup olmadığı konusunda bir kanaat oluşturalamadığı belirtilmiş ise de, sanığın şikâyetçinin rızası dahilinde imzayı açıkça kendisinin attığını kabul ettiği fakat gerek tanık beyanından ve gerekse şikâyetçi beyanından rızanın doğrulanmadığını anlaşılmakla sanığın şikâyetçinin rızası olmadan bir GSM operatörüne giderek 25.07.2011 tarihinde şikâyetçi adına ... numaralı cep telefonu abonelik sözleşmesini imzalayarak özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunmuştur.

2.Mahkeme tarafından; sanığın Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesi'ne ait 08.04.2016 tarih ve 2016/155 Esas 2016/171 Karar sayılı ilamına konu hakaret suçundan mahkûmiyetine karar verildiği suç tarihinin 08/02/2016 olduğu ve verilen mahkûmiyet kararlarının 10/05/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla sanık hakkında temyize konu hüküm kurulmuştur.

1. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 8 inci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 29.04.2013 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 08.02.2016 tarihine kadar 2 yıl 9 ay 9 gün dava zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede;

2. Hükmün açıklanmasına neden olan Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/155 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün aynı Mahkemenin 18.01.2019 tarihli ek kararı ile uzlaşma nedeniyle düşürüldüğü anlaşılmakla, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkûm olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

3. Kabule göre de;
a) Sanığın, şikâyetçinin izni ve rızası dışında şikâyetçi adına GSM abonelik sözleşmesi imzalamak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; hükümden önce 10.11.2018 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63 üncü maddesinin 10 uncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin ikinci ve beşinci fıkralarındaki hükümler gereğince, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56 ncı maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
b) Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 nci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
c) Hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Kanun'a eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı Geçici 7 nci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/455 Esas 2016/565 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2024 tarihinde karar verildi.