TCK’nın 155/1, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa atılı güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dairemizin bozma ilamı üzerine dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, rent a car işi yapan katılandan bir günlüğüne kiraladığı aracın kira süresini katılanla konuşarak iki gün daha uzattıktan sonra, bu süre de sona erdiği halde, söz konusu aracı iade etmeyip uhdesinde tutarak yarar sağladığı, bu suretle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, araç kira sözleşmesi, aracın polis tarafından yakalandığına dair 21/12/2009 tarihli tutanak, uzlaştırma raporu ve tüm dosya kapsamına göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın suçsuz olduğuna ve katılanın tüm zararını karşıladığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.