...
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Bursa 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2020/511 Esas, 2021/196 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 26.11.2021 tarihli ve 2021/2649 Esas, 2021/267 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bursa 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli ve 2021/403 Esas, 2022/51 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Savunma hakkının kısıtlandığına,
2. Delillerin eksik toplandığına,
3. Temel ceza tayininin dosya içeriğine uygun düşmediğine,
4. Yeterli delil olmadan mâhkûmiyet hükmü kurulduğuna,
5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı" yerine "taksitlerden birinin ödenmemesi halinde tamamının tahsiline, ödenmeyen para cezasının hapis cezasına çevrilmesine, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde ödenmeyen kısmının tamamen muaccel hale geleceği ve ödenmeyen adli para cezasının miktarının kısmen veya tamamen hapse çevrilerek 5275 sayılı kanunun 106/3 maddesi gereğince infaz edileceği hususunun sanığa ihtarına" ibaresinin yazılması,
2. Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan uyuşturucu maddenin ve şahit numunenin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesi yerine 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
3. Üzerinde parmak izi tespit edilen Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu'nun 2020/12755 sırasında kayıtlı emanetlerin dosyada delil olarak saklanması yerine imhasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu üç hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin,
1.Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmından "taksitlerden birinin ödenmemesi halinde tamamının tahsiline, ödenmeyen para cezasının hapis cezasına çevrilmesine, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde ödenmeyen kısmının tamamen muaccel hale geleceği ve ödenmeyen adli para cezasının miktarının kısmen veya tamamen hapse çevrilerek 5275 sayılı kanunun 106/3 maddesi gereğince infaz edileceği hususunun sanığa ihtarına" ibaresinin çıkartılması ve yerine "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına" ibaresinin eklenmesi,
2. Müsadereye ilişkin kısmından "TCK 54/1-4 gereğince" ibaresinin çıkartılması ve yerine "5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca" ibaresinin eklenilmesi,
3. Adli Emanetin 2020/12755 sırasında kayıtlı emanetin imhasına ilişkin kısmının hükümden tamamen çıkartılması ve yerine "Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu'nun 2020/12755 sırasında kayıtlı emanetlerin dosyada delil olarak saklanılmasına" ibaresinin eklenilmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.