TCK'nun 155/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun uzlaştırma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede,
Sanığın, müştekinin ürettiği ürünleri belli bir kâr karşılığında İzmir civarında pazarlama üzerine anlaştığı ve bu çerçevede müştekiye ait ... plaka sayılı aracı teslim aldığı, daha sonra aralarında çıkan ihtilaf üzerine bahse konu aracı teslim etmediğinin iddia edildiği somut olayda, dosya kapsamında toplanan delillere göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın alınan savunmasında bahse konu aracı teslim ettiğini savunması karşısında, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespiti amacıyla aracın katılana teslim edilip edilmediğinin araştırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.